Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Karaca: Petrol şoku ekonomiyi zorluyor

Anahtar Parti Yozgat İl Başkanı Olgun Sadık Karaca, İran’da başlayan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişin Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkları yeniden görünür hale getirdiğini söyledi. Karaca, iktidarın bu gelişmeleri öngöremediğini ve gerekli hazırlıkları zamanında yapamadığını ifade etti.

Anahtar Parti Yozgat İl Başkanı Olgun Sadık Karaca, İran’da başlayan

Anahtar Parti Yozgat İl Başkanı Olgun Sadık Karaca, İran’da başlayan askeri gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişin Türkiye ekonomisindeki kırılganlıkları yeniden görünür hale getirdiğini söyledi. Karaca, iktidarın bu gelişmeleri öngöremediğini ve gerekli hazırlıkları zamanında yapamadığını ifade etti.
İl Başkanı Karaca, yaptığı açıklamada petrol fiyatlarına ilişkin resmi kurumların tahminleri ile yaşanan gelişmeler arasındaki büyük farkın ekonomide ciddi bir sapmaya işaret ettiğini belirtti. Karaca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 12 Şubat 2026 tarihli enflasyon raporunda Brent petrol için 2026 yılı ortalama fiyatının 60,9 dolar olarak öngörüldüğünü, Orta Vadeli Program’da ise bu rakamın 65 dolar olarak esas alındığını hatırlattı.
28 Şubat 2026’da İran’da başlayan ABD ve İsrail destekli askeri operasyon ile 2 Mart’ta Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının ardından petrol fiyatlarının 91 dolara kadar yükseldiğini belirten Karaca, bu durumun ciddi bir sapmaya işaret ettiğini dile getirdi.
“BU BASİT BİR TAHMİN HATASI DEĞİL”
Karaca, söz konusu farkın yaklaşık yüzde 49’luk bir sapma anlamına geldiğini belirterek, “Enerjide yüksek oranda dışa bağımlı bir ülke için bu büyüklükteki sapma basit bir tahmin hatası değil, doğrudan makroekonomik dengeleri sarsan stratejik bir kırılmadır” dedi.
Yılın ilk üç ayında oluşan bileşik enflasyonun yüzde 11,18 seviyesine ulaştığını da ifade eden Karaca, bu tablo karşısında yıl sonu enflasyon hedefinin fiilen ulaşılması zor bir noktaya geldiğini savundu.
“JEOPOLİTİK RİSKLER GÖRMEZDEN GELİNDİ”
Petrol fiyatı varsayımlarının oluşturulurken yalnızca arz-talep dengelerine odaklanıldığını öne süren Karaca, jeopolitik risklerin yeterince hesaba katılmadığını söyledi. ABD ile İran arasındaki gerilimin uzun süredir tırmandığını, İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyon ihtimalinin uluslararası çevrelerde tartışıldığını ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yıllardır bilinen bir risk olduğunu ifade eden Karaca, “Türkiye gibi enerji maliyetlerine son derece duyarlı bir ülkenin bu gelişmeleri hesaba katmaması kabul edilemez” diye konuştu.
“EŞEL MOBİL SİSTEMİ KISA VADEDE DOĞRU BİR MÜDAHALE”
Karaca, petrol fiyatlarındaki artışın doğrudan pompaya yansımaması için akaryakıtta uygulanan Eşel Mobil Sistemi kapsamında sağlanan yüzde 75’lik ÖTV desteğinin kısa vadede doğru bir müdahale olduğunu da belirtti. Bu uygulamanın ulaşım ve lojistik maliyetleri üzerinden oluşabilecek yeni bir enflasyon dalgasını geçici olarak sınırladığını dile getirdi.
Ancak bu durumun bütçe dengeleri açısından orta vadede farklı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Karaca, akaryakıttan alınan ÖTV’nin bütçenin en önemli dolaylı vergi kalemlerinden biri olduğunu ve bu gelirden yapılacak fedakârlığın kamu maliyesi üzerinde baskı oluşturabileceğini söyledi.
“EKONOMİ YÖNETİMİNDE KURUMSAL ZAFİYET VAR”
Yaşanan gelişmelerin “beklenmedik bir şok” olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Karaca, üç ihtimal üzerinde durdu: Riskin hiç dikkate alınmamış olması, riskin bilinmesine rağmen hazırlık yapılmamış olması ya da plan yapılmış olsa bile kamuoyunun bilgilendirilmemiş olması.
Karaca, “Hangi senaryoya bakarsanız bakın sonuç değişmiyor. Ortada kurumsal yetkinlik, stratejik planlama ve şeffaflık bakımından ciddi bir zafiyet bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
“DPT YENİDEN KURULMALI”
Açıklamasının sonunda Türkiye’nin makroekonomik yönetim anlayışında köklü bir değişime ihtiyaç olduğunu vurgulayan Karaca, kurumlar üstü planlama yapabilecek güçlü bir yapının yeniden kurulması gerektiğini belirtti.
Karaca, “Türkiye’nin ihtiyacı günü kurtaran geçici müdahaleler değil; öngörü kapasitesi yüksek, kurumsal hafızası güçlü ve planlı bir ekonomi yönetimidir. Bu nedenle kurumlar üstü bir ana şemsiye olarak Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulması gerekmektedir” dedi.
/ Haber Merkezi

Reklamı Geç