Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Filler Oynaşırken Ezilen Çimlerin Hikayesi”

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla bir okurumuz tarafından kaleme alınan makalede mültecilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekildi.

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla bir okurumuz tarafından kaleme

20 Haziran Dünya Mülteciler Günü dolayısıyla bir okurumuz tarafından kaleme alınan makalede mültecilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekildi.
Dünyada 65 Milyon insanın çeşitli sebeplerden dolayı yaşadıkları topraklardan ayrılmak zorunda kaldığı ve bu insanların bir daha yurtlarına dönemeyeceklerini vurguladığı yazısında şu değerlendirmede bulundu:
“Dünyada 65 milyon insan çeşitli sebeplerden dolayı yaşadıkları topraklardan ayrılmak zorunda kaldı, bu insanların birçoğu bir daha vatanlarına dönemeyecek. Ömür boyu kazançlı bir işe, nitelikli bir eğitime ve iyi bir sosyal statüye ulaşmaları artık çok zor. Sevdiklerinden, akrabalarından ve vatanlarından ayrı yaşayacaklar. Sayıları her yıl artan bu insanların kaderleri gibi ortak bir adları da var “mülteci”.
Uluslararası Af Örgütü verilerine göre Suriye’deki savaş sırasında her bir saatte 50 aile evlerini terk etti. Ülkenin yarısı vatanlarına veda etmek zorunda kaldılar. Bu sayı Yunanistan, Belçika ve Portekiz’in nüfusuna eşit.
Sığınmacı sorunu sadece Suriyelilerle sınırlı değil daha öncesinden gelen Afganlılar, Iraklılar da var.
İmkanları Türkiye’den çok daha iyi durumdaki ülkeler bu kişilere kapılarını kapattılar. Sayıları onlarla ifade edilen kotalar koydular. Biz kadim kültürümüz gereği hiçbir ayrım yapmadan kapılarımızı açtık. Açık kapı politikamız sadece Suriyelilere değil Afgan, Özbek, Irak, Türkmenistan, İran’dan gelen kişilere de uygulanmaktadır.
Yozgat’ta yaşayan sığınmacıların çoğunluğunu kadın ve çocuklar oluşturmaktadırlar.
Konuyu biraz daha içselleştirmek gerekirse eğitim hakkından mahrum çocuklar ve gençler gelecek kaygıları dahi kalmamış sadece günü geçirme kaygısı yaşayan bir halk. Savaşın ekonomik kayıpları artı bir de ciddi sağlık sorunları yaşayan insanlar.
Son derece bakımsız ve kötü şartlar altında yaşamaya mecbur olmaları, halkın olumsuz bakış açısı da cabası…
İslam coğrafyası hiçbir insanı mülteci ya da sığınmacı görmemektedir. Onlara muhacir olarak bakmakta ve bu önemli kavramın içini doldurmalıyız. Ensar-Muhacir kardeşliğine örnek olmalı; paylaşmalıyız. Bilmeliyiz ki paylaştıkça çoğalan nimetler, kardeşlikle bağlılıkla verilen nice zaferler var.
Tarihi köklerimiz ve münasebetlerimiz daha çok anlatılmalı bölücülükle uğraşanlar susturulmalı. Mevcut durumdan kazanımlar çıkarılmalı.
Farklılıklarımız zenginliğimiz olmalı.
Konuyu siyasi malzeme yapmak isteyenlerin niyeti ifşa edilmeli prim verilmemeli.
Bilimsel veriler ve raporlara bakılarak gerek toplumsal suç ve olaylara karışma noktasında abartılan meselelere karşı uyanık olunmalı.
Eğitim, sağlık vs. gibi meselelerde ayrıcalıklı durumlar bir müddet daha sürmeli çünkü meselenin iç yüzü bunu gerektirir.
Sonuç olarak, 20 Haziran Dünya Mülteciler Günü’nde meseleye insani açılardan bakmak gerektiği izah etmek istedik.”

Reklamı Geç