Ayşe Akbaş, yaptığı açıklamada; Hayvan Hakları meselesinin ”Mal değil Can” demekle korunacak kadar basit bir mesele olmadığına dikkat çekerek, 17 maddelik düzenlemenin, katliam ve sürgün maddeleri içerdiğini söyledi.
Kabul edilen kanun teklifinde katliam ve sürgüne neden olacak maddeleri sıralayan Akbaş şu ifadeleri kullandı: “Suçlar şayet suçüstü olmaz ise kişilerin şikayet hakkı olmayacak ve anayasal haklar da ihlal edilecek. Hayvanlara yapılan işkence ve vahşetin birçoğu gözlerden uzak, toplumun dikkatinden kaçırılarak yapıldığından suçüstü olamayacak. Cezaların uygulanamayacağı bir kanunun caydırıcılığı da olmayacak. Mevcut yasada tüm belediyelerin kısırlaştırma merkezi kurma hükmü var iken, kanun teklifinde nüfusu 25 binin altında olan belediyelere kısırlaştırma merkezi kurma zorunluluğu getirilmiyor. Oysa, kedi köpek sayısı, özellikle kırsaldaki az nüfuslu belediyelerde çok fazladır ve kısırlaştırma merkezlerinin asıl oralarda kurulması gereklidir. Kısırlaştırma Merkezi kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ‘hayvanları en yakın bakımevine götürür’ veya ‘Geçici ünitelerde kısırlaştırılır’ denilmekte. Geçici ünite, mobil kısırlaştırmadır. Yani mobil kısırlaştırmada yasaklanacak denilmesine rağmen bu tuzak madde ile mobil vahşetlerine geçit veriliyor. Eskiden daha da ağır hükümler ile bu hayvanlara el konulup, bir çoğunun hemen öldürüldüğü barınak hücrelerine sürgün edilecek. Bakana, besleyene de ağır cezalar verilecek. Yönetim Planlarında yer alan ‘’hayvan beslenemez’’ maddesinden dolayı konut ve lojmanlardaki sahipli hayvanların tahliyesinin istemi ile terk edilmeye zorlanması sorununa yönelik hiçbir önleyici düzenleme bulunmuyor”
