Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Türkiye’nin güçlü bir parlamenter sisteme ihtiyacı olduğunu belirterek, “Şimdi vesayetçi bir yapıyla karşı karşıyayız. Yargıyı, üniversiteleri, medyayı, bürokrasiyi vesayet altına almak isteyen bir sistemle karşı karşıyayız.”dedi.
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Yozgat’a geldi. Parti Teşkilatı ve gazetecilerle kahvaltıda bir araya gelen Özdağ, burada ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU EKONOMİ DEĞİL, ADALET
“Türkiye’nin en büyük sorunu ekonomi değil, adalet.”diyen Özdağ, “ Bir ülkede adalet varsa, cumhuriyet demokrasiyle taçlanmışsa, hukuk adaletle buluşuyorsa önemli olan budur. Kanunun adaletle buluşmasıdır. Türkiye’de bugünkü devlet adalet dağıtma tekelini elinde bulunduramamaktadır. Devleti devlet yapan adaleti tekelinde bulundurma özelliğidir. Eğer adaleti bir mafya, bir cemaat, bir tane aşiret reisini dağıtıyorsa orada devlet olma vasfını o devlet kaybetmiş demektir. Avrupa Birliği kriterleri vasfımız olmalıdır. Avrupa Birliği kriterlerinden uzaklaşan bir AK Parti, her şekilde sınıfta kalmıştır. Bugünkü koalisyon iktidarı, bugünkü Türkiye’de millet desteği kalmamıştır. Artık bu iktidar toplumsal talepleri yerine getiremez.”dedi.
TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ BİR PARLAMENTER SİSTEME İHTİYACI VAR
Türkiye’nin güçlü bir parlamenter sisteme ihtiyacı olduğunu söyleyen Özdağ, “Şimdi vesayetçi bir yapıyla karşı karşıyayız. Yargıyı, üniversiteleri, medyayı, bürokrasiyi vesayet altına almak isteyen bir sistemle karşı karşıyayız. İkinci Türkiye’nin en büyük problemi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemidir. Bugün gelinen noktada bir ucubeyle karşı karşıyayız. Çok etnik unsurun olduğu bir ülkede siz kalkıp tek adamla Türkiye’yi yönetemezsiniz. Tek akılla yönetemezsiniz. Türkiye’nin parlamentoya ihtiyacı vardır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde “Uçacağız” diyorlardı, doğru uçtuk, uçuyoruz. Hayal dünyasında gezen, algılarla Türkiye’yi yönetmek isteyen bir sistemle karşı karşıyayız. Bu sistemin panzeheri belidir. Tam demokrasiyle güçlendirilmiş, güçlü bir parlamenter sistem.”diye konuştu.
DÜNYADA HİÇ CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ DİYE BİR SİSTEM VAR MI?
“Dünyada hiç Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye bir sistem var mı?” diyen Özdağ şöyle devam etti: “Getirmiş Türkiye’ye dayatmışsın. Bunun yolu parlamenter sistemdir. Onlar iktidarda kalmak için Türkiye’de Siyasi Partiler Yasasını değiştirmek istiyorlar. Onlar yeni kurulan partilerin Meclise girmemesi için bunu yapmak istiyorlar. Biz parlementonun güçlü olması için değiştirmek istiyoruz. Milletvekillerini Genel Başkan değil, hakim teminatlı delegeler belirlesin.”
AK PARTİ, ŞİMDİ TASTİKNAME ALMAYA ADAY
“AK Parti ekonomide 2014’ten sonra gelinen süreçte şimdi tastikname almaya aday.” diyen Özdağ, “Önce sınıfta kaldı, sonra çift dikiş yaptı şimdi de Devlet Bahçeliye ve AK Parti’ye bu koalisyon iktidarına tastikname vereceğiz. Türkiye çok zengin bir ülke. Fakat en zengin ülkenin fakir bekçilerisiniz. Bu ülkenin zenginlikleri hep birilerine peşkeş olarak sunuluyor. Türkiye’de siyaset siyasetçinin zengin olduğu partilerin zengin olduğu kalırsa da suyun suyunun millete taksim edildiği şekilde yürütülmektedir. Ekonomide de sınıfta kalmış olan bir iktidarla karşı karşıyayız. Türkiye tarım ülkesi. Dünyanın 50 yıldır aradığı yüzde 15’i dünyada yüzde 85’inin Türkiye’de olduğu 2 maden bu ülkede bulundu. Bor ve boraks değil. Bütün dünyanın gözü burada. Siz madenlerimizi işleyebiliyor musunuz?”diye konuştu.
Gelecek Partisi olarak Türkiye’nin problemlerini bildiklerini söyleyen Özdağ, “AK Parti, Covid sürecinde yine aynı şekilde Türkiye’nin imkanlarını yine belli başlı insanlara tahsis etmiştir. Kanal İstanbul diye tutturmuştur ve millet açken, lokantalar kapalıyken, servisçiler iş yapamazken, turizm sektörü felç olurken onlar Kanal İstanbul’a paralar ayırmıştır. Öncelikler sıralaması yapmasını bilmeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tarihinde olmadığı kadar talihsiz bir dönemi yaşamaktadır. Türkiye rehinedir. 1. Dünya Harbinde rehin olmamıştır. Sevr’de de rehin olmamıştır. Cumhuriyet kurulurken bir meydan okumuştur.”şeklinde konuştu.
ÇOK BÜYÜK BİR DİP DALGA GELİYOR
Çok büyük bir dip dalganın geldiğini vurgulayan Özdağ, “Diğer bir husus da bürokrasi, bütün Türkiye’de bugün akraba kayırmacılığı vardır. Türkiye’de insanlar çocuklarını işe sokmak için torpil aramaktadırlar, rüşvet vermektedirler. Biz sadece AK Parti’nin ya da koalisyon iktidarının rakibi değiliz, aynı zamanda iktidarın alternatifiyiz. Çok büyük bir dip dalga geliyor. Yoksulların sesi yükseliyor. Bu millet bir sandıkta korkmuyor, iki televizyon başında korkmuyor. Sosyal medyada dahi korkuyor. Şimdi herkes korkusuzca yaşamak istiyorlar. Türkiye bu zenginlikleri milletine tahsis edinceye kadar susmayacağız. Muhalefete buradan sesleniyor. Bütün muhalefet partileri mutlaka bir araya gelmelidir.”dedi.
SEDAT PEKER’İN SÖYLEDİKLERİ MALUMUN İLANIYDI
“Sedat Peker’in iddialarına gelince, bu iddiaları araştıracak olan savcıdır. Türkiye’de özgür bir medya ve bağımsız bir yargı olsaydı bunların hiçbiri olmazdı.”diyen Özdağ, şöyle devam etti: Şimdi Sayın Erdoğan “Açları siz doyurun” diyor. Muhalefet partili belediyeler doyurmak istedi ama siz onlara “Paralel devlet kurmak istiyorsunuz” diyerek müdahale ettiniz. İstanbul Belediyesi, İzmir Belediyesi, Antalya Belediyesi, muhalefet partilerine ait hangi belediye olursa olsun devleti yönetenler bütün muhalefet partilerine eşit mesafede olmalı. Bir parti iktidar olur ama o partinin iktidarı değildir o, o milletin iktidarıdır. Siz milleti temsil edeceksiniz. Liderler de fani olduklarını unutmamalıdırlar. Sedat Peker’in söyledikleri malumun ilanıydı, bilinmeyenler de vardı onları ifşa etti. Süleyman Soylu ama bugün ama yarın Yüce Divana gideceksin. Ama 24 Haziran 2023’ten sonra Yüce Divana gideceksin. Sen Ruhsar Pekcan Yüce Divana gideceksin. Sayın Recep Tayyip Erdoğan orada Süleyman Soylu’yu tutma. Ruhsar Pekcan’ı savunma.”
ERKEN SEÇİM İSTİYORUZ
Erken seçim istediklerini vurgulayan Özdağ, “Artık Cumhur İttifakının, koalisyon iktidarının millet dayanağı kalmamıştır. Devlet gücüyle ayakta durmaktadırlar. 1,5 yıllık bir parti olarak, Gelecek Partisi olarak sandık istiyoruz. Erken seçim istiyoruz. Artık yönetilemiyoruz. Şimdi erken seçimi Kılıçdaroğlu da istiyor, Meral Hanım da istiyor. Türkiye’de çare sandıktır ve sandık gelmeli.”diye konuştu. Alpaslan DEMİR


