Milletvekili Keven, CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar ve yönetim kurulu üyelerinin katılımı ile il binasında gerçekleştirdiği basın toplantısında mayıs ayı içerisinde yapılması planlanan genel seçimler ile ilgili Ankara’da çok şeylerin konuşulduğunu söyledi. Keven, bir yıl ertelenmesinin gündemde olduğunu anlatarak, ‘’14 Mayıs değil de 18 Haziran gibi çok senaryo var. Ama şuan çok net bir şey yok. Düşünüyoruz bu yaşanan süreçten sonra seçim normal koşullarda ve normal tarihinde yapılabilir mi? Biraz zor görüyoruz. Ama anayasada bir ertelenmesi veya yerel seçimler ile birlikte yapılması diye bir şey yok. Maalesef tek adam modeli seçimlerinde yapılmasını sıkıntıya sokabilir. Bun anlamda çok ciddi bir tartışma ortamı yaratılabilir’’ dedi.
KİMSE BU YAŞANAN FELAKETLE İLGİLİ ‘ASRIN FELAKETİ YAŞIYORUZ’ ALGISINA SIĞINMASIN
Cumhuriyet Halk Partisi Yozgat Milletvekili Ali Keven, ‘’Bir felaket yaşıyoruz, kimse bu yaşanan felaketle ilgili ‘asrın felaketi yaşıyoruz’ algısına sığınmasın’’ dedi.
Geçen hafta Cumhuriyet Halk Partisinin genel merkezinin vermiş olduğu görev doğrultusunda Osmaniye’ye bulduğunu belirten Keven, ‘’Dört milletvekili arkadaşımızla birlikte oradaydık, dört gün orada kaldık. Yaşanan bu süreçte kentin çok yıpranmadığını gördük, yani bunu oranlarsak oradaki insanlar da söylediği; yüzde 35 civarında bir kayıp var, yüzde 65 civarları bir göçük vardı. Her şeye rağmen insanlar o koşullarda bile inanın umutsuz, karamsar değil. İhtiyaçları vardı, çadır diyorlardı, hastaneye diyorlardı, yiyecek kuru gıda özellikle söylüyorlardı. Cumhuriyet Halk Partisi genel merkezinin kurmuş olduğu koordinasyon merkezi kanalıyla Türkiye’de yaşayan bu sıkıntıyla ilgili bütün dağıtımları merkezi olarak yaptık. Taleplerin, milletvekili arkadaşlarımız ve illerinde kurulan koordinasyon merkezlerinin talebi doğrultusunda genel merkezimiz tarafından yönlendirme yapıldı. 6 Şubatın sabahında milletvekili arkadaşlarımız deprem bölgelerindelerdi. Yaklaşık 100 milletvekilimiz depremin olduğu gecenin sabahında alanda oldular ve vatandaşımızın sıkıntılarını, acılarını paylaşmaya çalıştılar. Bu süreçten elbette Yozgat’ta etkilendi. İlimize gelen depremzede sayısı yaklaşık 11 bin civarında, bunun bir kısmı KYK yurtlarında kalıyor, bir kısmı evlerde kalıyor. Bunların büyük bir çoğunluğu evlerde çünkü orada yaşayan Yozgatlı hemşerilerimiz büyük bir çoğunluğu akraba ilişkilerini kullanarak buraya geldiler, akrabalarında kalıyorlar veya doğal olarak ev tuttular, burada yaşıyorlar. Müftülüğümüzün eğitim merkezinde kalan insanlarımız var. Milli eğitimin pansiyonlarında kalan insanlar var, otelde de kalan insanlar var, yaklaşık 11 bin kişi. Bunun 4 bini merkez ilçemizde, diğer bir bölümünün çoğunluğu da Sorgun ve Yerköy ilçelerimizde. Bu tabi ki Yozgat’a ciddi bir hareketlilik de getirdi. Yaşanan sıkıntı büyük, bunu herkes çok iyi bilsin. Bu sıkıntıdan her açıdan ders çıkartmak, yeniden yaşanmaması için çözüm odaklı olmak siyasetin temel görevi. Onun için özellikle bu yaşanan süreçten sonra yaşanacak süreçle ilgili mutlaka iktidarın çözüm odaklı olması gerekli ve kalıcı çözümler üretmek zorunda. Çünkü bu insanlar Türkiye’nin değişik illerine dağıldılar ve herkes şu anda sıkıntı içerisindeler. Bu sıkıntılar eğer çözülmezse, rahatlatılmazsa öyle sanıyorum çok daha büyük sıkıntılar yaşayabiliriz. Milletvekili arkadaşlarımız Yozgatların deprem alanında gösterdiği özveri ile ilgili bana bilgi verdiler. Gerçekten Yozgatlı hemşerilerim deprem alanında göstermiş oldukları ilgi ve özveri takdire şayan bir davranış. Özellikle Yozgat Belediyesi, Çayıralan Belediyesi, Uzunlu Belediyesi, Sarıkaya Belediyesi ve Yerköy Belediyesinin alanındaki çalışmaları son derece takdire şayan. Milletvekili arkadaşlarım bana bu konuda özenle ve iftiharla bununla ilgili bilgi verdiler. Bir felaket yaşıyoruz, kimse bu yaşanan felaketle ilgili ‘asrın felaketi yaşıyoruz’ algısına sığınmasın. AFAD’ın kadrosuna çok üzülerek söylüyorum maalesef bir sürü liyakatsiz insan doldurulmuş, kendi beceriksizliklerini saklamaya çalışıyorlar. Ülke maalesef hem genelde hem de AFAD özelinde liyakatsiz insanlar tarafından yönetiliyor. Şu görüldü ki; AFAD gerçekten bu sürece, böyle yaşanılan ve yaşanılacak sürece hazırlıklı değilmiş, planları yokmuş, altyapıları yokmuş, onlar herkesin çok iyi bilmesini istiyorum. Maalesef bu iktidar ülkede her şeyi bitirdi ama acılarımızı bitiremiyor, sıkıntılarımızı bitiremiyor. Sıkıntılar bu süreçte son derece büyük, acılarımız büyük. Kimse bu olayı ‘kader algısı’ ile sıkıştırmasın. Biz elbette kadere inanırız, kaderde de doğal afetler vardır ama bu doğal afetlerin liyakatsiz insanlarla felakete çevirmek, ülkeyi yöneten insanların sorumluluğudur. Bunu mutlaka sorgulanması lazımdır. Sorgulanmayan hayat yaşanmaya değmez. Mutlaka insanlarımızın bu yaşananları sorgulaması lazım ki; Hayatı yaşamaya değer kılalım. Depremin ilk günü iş makinası, kamyon, kepçe aynı gün intikal ettirildi, deprem bölgesine, Hatay Hassa’ya. Sayın valimizin de burada görevli olduğu Yozgat valimizin Hatay Hassaya hareket ettirildi. Aynı şekilde imkanlar ölçüsünde Uzunluğu belediyemizin bir kamyonu bir iş makinası derhal gönderildi. Bunun dışında yardım olarak genel merkezimizle organize bir şekilde, genel merkezimiz genelge gönderdi, derhal uyardı; İkinci el eşya kesinlikle kabul etmeyeceksiniz ve göndermeyeceksiniz. Biz de bu ölçüde kesinlikle arkadaşlarımıza dedik ki ikinci el malzeme kabul etmeyeceğiz, göndermeyeceğiz, göndermedik’’ dedi.
CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar ise, ‘’Bu süreçte Çayıralan belediyesi olarak dört kamyon, bir kepçe, iş makinası, beş tır, sekiz transit kamyonet yardım malzemesi, çeşitli yardım malzemesi çadırından suyundan odunundan tüpüne kadar gıdaya kadar her türlü yardımı gönderdik. Her türlü engellemeyi rağmen kapı kapı dolaştılar, Şefaatli’den de üç kamyon üç tır bir transit kamyonet malzeme yardımı yaptık. Yine Boğazlıyan Uzunlu belediyemiz Boğazlıyan ilçemizde birlikte bir vinç iş makinası bir kepçe yine bir iş makinası üç kamyon beş transit kamyonet ilaçtan gıdaya çadırdan battaniye her türlü ısıtıcıya her türlü desteği vermeye çalıştık. Bu desteği verirken de il örgütü olarak bizim özellikle sağ elin verdiğini sol el görmesin anlayışıyla bunun resmini de çekmedik resimde paylaşmadık bir paylaşımını da yapmadık. Bu araçları göndermekte sıkıntılar yaşadık. Biz araçları Kahramanmaraş’a gönderdiysek yolda şoför aradı dedi ki; Bizi Kahramanmaraş’a göndermiyorlar oraya giderseniz bekleyeceksiniz ama bir başka yere giderseniz derhal gidebilirsiniz. Biz elimizden geleni yaptık, helal olsun. İnsanlık görevimiz yapmak zorundaydık. Çayıralan belediyesi deprem hesabına bir milyon 14 bin lira yurttaşlarımız bağışta bulundu. Bu bir milyon 14 bin liranın 950 bin lirasını yaklaşık 949 bin 375 Lirası depremzedelerin ihtiyaçlarına harcandı. Kalan 64 bin 718 lirası da AFAD hesabına aktarıldı’’ diye konuştu.

