Şehir hayatının yoğunluğu ve gürültüsünden uzaklaşıp doğayla iç içe bir yaşam kurmak isteyenlerin son yıllarda yöneldiği tarla yatırımları, yeni düzenlemelerle birlikte daha sıkı kurallara bağlandı. Tarım arazilerinin korunması amacıyla getirilen kriterler, “arsa aldım, ev yaparım” anlayışını büyük ölçüde sona erdirdi.
5 DÖNÜM ŞARTI KESİNLEŞTİ
Yeni düzenlemeye göre bir tarım arazisine konut inşa edilebilmesi için parselin en az 5 bin metrekare, yani 5 dönüm büyüklüğünde olması gerekiyor. Bu sınırın altında kalan arazilere herhangi bir yapı yapılmasına izin verilmiyor. Yalnızca büyüklük yeterli değil; arazinin resmi bir yola en az 25 metre cephesinin bulunması da zorunlu tutuluyor. Yolu olmayan tarlalara, büyüklüğüne bakılmaksızın yapı ruhsatı verilmiyor.
İNŞAAT ALANINA SINIRLAMA
Belirlenen kriterleri sağlayan arazilerde dahi yapılaşma serbest değil. Kanun, inşaat yapılabilecek alanı toplam parselin yüzde 5’i ile sınırlandırıyor. Bunun yanı sıra yapılacak konutun toplam büyüklüğü 250 metrekareyi aşamıyor.
KAT VE YÜKSEKLİK SINIRI VAR
Yeni kurallara göre inşa edilecek yapıların yüksekliği doğal zeminden itibaren en fazla 6,50 metre olabiliyor. Bu da yapıların en fazla iki katlı olarak planlanabileceği anlamına geliyor.
PREFABRİK VE TİNY HOUSE’LARA DA RUHSAT ŞARTI
Kamuoyunda yaygın olan “prefabrik ya da tekerlekli evler ruhsata tabi değil” algısının da doğru olmadığı vurgulanıyor. Yeni dönemde betonarme, prefabrik ya da tiny house fark etmeksizin yaşam alanı olarak kullanılan tüm yapılar için yapı ruhsatı alınması zorunlu hale getirildi.
Yetkililer, zemin etüdü yapılmamış ve mimari projesi onaylanmamış yapıların “kaçak yapı” statüsünde değerlendirileceğini belirterek, bu tür yapıların yıkım kararıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Yeni düzenlemelerle birlikte doğayla iç içe bir yaşam kurmak isteyenlerin artık yalnızca arazi satın almasının yeterli olmayacağı, tüm teknik ve yasal şartları yerine getirmesi gerektiği vurgulanıyor.
/ Nazife EKİCİ
“Arsa aldım ev yaparım” anlayışında süreç zorlaştı
Şehir hayatının yoğunluğu ve gürültüsünden uzaklaşıp doğayla iç içe bir yaşam kurmak isteyenlerin son yıllarda yöneldiği tarla yatırımları, yeni düzenlemelerle birlikte daha sıkı kurallara bağlandı. Tarım arazilerinin korunması amacıyla getirilen kriterler, “arsa aldım, ev yaparım” anlayışını büyük ölçüde sona erdirdi.
