Bozdağ: 2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız « Yeniufuk Gazetesi – Yozgat Haberleri

18 Ekim 2021 - 19:51

Bozdağ: 2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, istinaf mahkemelerinin hukuk sistemi içerisinde çok önemli bir fonksiyonu yerine getireceğine yürekten inandığını belirterek, 2019’da bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacaklarını kaydetti.

Bozdağ: 2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini  Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız
Son Güncelleme :

21 Ocak 2017 - 7:00

50 görüntüleme

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Grand Ankara Otel’de düzenlenen İstinaf Mahkemeleri Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Burada yaptığı konuşmada Bozdağ, “Adalet mülkün temelidir. Devlet adaletle kaimdir ve daimdir, eğer adalet doğru tecelli etmezse o zaman devleti de mülkü de ayakta tutmak ve uzun süre yaşatmak mümkün değildir. Adaleti ayakta tutan, kaim ve daim kılan sizlersiniz. Sizlerin vereceği adil ve doğru kararlardır. Onun için de yargı sistemi içerisinde İstinaf’ın faaliyete geçmesini biz her açıdan ele alırken, en önemli gördüğümüz yer adil yargılanma hakkına istinaf mahkemelerinin yapacağı büyük katkıdır. Yargılamaların makul sürede sonuçlanması, adaletin doğru tecelli etmesi, istinaf mahkemelerinin faaliyet geçmesiyle daha üst düzeyde gerçekleşecektir.Çünkü ilk derece mahkemesinden gözden geçen, delilleri değerlendirilen doğrusu eğrisi tespit edilen hukuka uygun olduğuna karar verilen bir süreç var ve bu sürecin sonu bir karar ve gerekçeyle bağlanıyor” ifadelerini kullandı.
“İstinaf mahkemelerinin hukuk sistemi içerisinde çok önemli bir fonksiyonu yerine getireceğine yürekten inanıyorum”
Bozdağ, konuşmasına şöyle devam etti:
“Daha sonra istinafa geldiği zaman bu sefer ayrı bir mahkeme. Heyetli bir mahkeme daha tecrübeli hakimlerden oluşan bir mahkeme bu kararı ele alacak ve değerlendirecektir. Sonuç bir karar verecektir. Bu neyi sağlayacak? Birinci derece mahkemede verilecek kararın eksiği varsa tamamlanmasını, yanlışı varsa düzeltilmesini ve yargılamanın da kısa süresinde sona erdirilmesini kararın adil ve doğru olmasını sağlayacak. Bu açıdan İstinaf mahkemelerinin hukuk sistemi içerisinde çok önemli bir fonksiyonu yerine getireceğine yürekten inanıyorum.”
“Yeniden hüküm kurabilme yetkisi sadece İstinaf’ta var”
“İstinaf mahkemelerinde işin esasına girip hem vaka denetimi hem de hukuksal bir denetimi yapabilme imkanına sahip” diyen Bozdağ, “İlgili kanun maddesine baktığımız zaman bir ilk terece mahkemesi gibi dosyayı eline alıp, yeniden hüküm kurabilme yetkisi sadece İstinaf’ta var. Bu yönüyle baktığınız zaman İstinaf hem Danıştay’da hem de Yargıtay’dan daha güçlü bir hukuksal yetkiyle donatılmıştır” şeklinde konuştu.
“Mini Yargıtay, mini Danıştay dersek doğmadan öldürmüş oluruz “
Bozdağ, şunları kaydetti:
“Eğer ilk derece mahkemelerin verdiği kararları ele alan İstinaf Mahkemeleri yasanın kendilerine tanıdığı bu yetkiyi yerinde doğru bir şekilde kullanırlarsa istinaf kuruluş amaçlarına daha büyük hizmet etmiş olacaktır. Eğer İstinaf Mahkemeleri biz mini Yargıtay’ız, mini Danıştayız derse vaka denetimi yapmayı ihmal edip, daha ziyade hukuksal denetimle yetinip Yargıtay ve Danıştay gibi dosyaları bozup bozup mahkemelerine gönderirse ve bu oranda çok üst düzeyde gerçekleşirse o zaman İstinafları biz doğmadan öldürmüş oluruz. Bütün İstinaf Mahkemesi başkan ve üyelerine savcılarımıza buradan rica ediyorum ve diyorum ki kanunda size tanınan yetkileri uygulamaktan lütfen çekinmeyin. Bize gelen ilk verilere göre bozarak geri gönderme oranı yüzde 45. Bu çok büyük rakam, bunu aşağı çekmemiz son derece önemlidir. Çünkü biz bütün dosyaları Yargıtay gibi Danıştay gibi bozularak mahalliye gönderdiğimizde sistemi tıkarız. Arkadaşlarımızdan bu konuda hassasiyet göstermelerini bir numaralı eksikliğimiz burada yatıyor.”
“2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız”
Türkiye genelinde 7 yerde adli ve idari istinaf mahkemelerinin bulunduğunu ve adli istinaf sayısının 15’e yükseltilmesini hedeflediklerini vurgulayan Bozdağ, “Önümüzdeki zaman dilimi içerisinde istinaf mahkemelerindeki iş yükünün ne kadar artacağını kestirebiliyoruz. Bu kestirme nedeniyle de önümüzdeki zaman içerisinde ya bazı yerlerde istinafın daire sayılarını artırma yoluna gideceğiz ya da yeni istinaf mahkemelerini faaliyete geçireceğiz. 2017 içerisinde adli istinaftan bazılarını, 2018’de de diğer bir kısmını faaliyete geçireceğiz. 2019’a geldiğimizde bütün istinaf mahkemelerini Türkiye’nin dört bir yanında faaliyete geçirmiş olacağız” şeklinde konuştu.
“Morali bozmamak lazım”
Yargıtay ve Danıştay’ın, karar veren hakim ile savcılara not verme usulünün getirildiğine değinen Bozdağ, not verirken hakim ve savcılara biraz daha özen göstermelerini tavsiye etti. Bozdağ, “Morali bozmamak lazım. Yeni göreve başlamış birisine hemen siz notun en kötüsünü verdiğinizde o işi yapmanın moralini çok ciddi şekilde bozarsınız. Not vermek moral bozmak için değil, esasında onu biraz motive edip işe daha fazla asılmasını sağlamak için çok önemlidir. Onun için takdirlerinize karışmak istemem ama bu konuda epey bir eleştiri geliyor. Bütün arkadaşlarımızdan morali bozmadan ama hak ettiği neyse onu da takdir hakkımızı kullanırken azami limitlerden kullanarak, yol göstericiliğimizi, öğretmenliğimizi çok iyi yaparız diye düşünüyorum” açıklamasında bulundu.
“İstinaf mahkemelerinin idari yargı açısından önemli bir kazanım”
Danıştay Başkanı Zerrin Güngör ise yaptığı konuşmada, istinaf mahkemelerinin idari yargı açısından önemli bir kazanım olduğuna inandığını belirterek, “Hukuk ve içtihat birliğinin korunması, bölge mahkemelerinin etkin ve verimli çalışmasını sağlanması amacıyla gerekli yol ve yöntemlerin belirlenmesi ve muhtemel bazı sorunların bu aşamada tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sistem bizim hukukumuza yabancı olan bir sistem değildir. Kurulan istinaf mahkeleri gerekli teşkilatın oluşturulamaması istinaf mahkemelerinde aranan niteliklere sahip hakimlerin yetiştirilememesi gibi nedenlerle beklenen faydayı sağlayamamış ve istinaf mahkemeleri 7 Nisan 1934 tarihinde kaldırılmıştır. Fakat Cumhuriyet döneminde 1932, 1952, 1963, 1977, 1978, 1985 ve 1993 tarihlerinde istinaf kanununa ilişkin çeşitli tasarılar hazırlanmış ancak bu tasarılar çeşitli sebeplerle kanunlaşamamıştır. Daha sonra 26 Eylül 2004 tarihinde adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adli mahkemelerinin kuruluş görev ve yetkileri hakkında kanunun yasalaşmasıyla istinaf kanun yolu Türk hukukunda tekrar yerini bulmuştur. Bundan 10 yıl sonra da nihayet 18 Haziran 2014 tarih ve 6545 sayılı kanunda da Türk idari yargısında istinaf modeline geçilmiştir. Hiç şüphesiz kurulan bu yeni sisteme ilişkin bazı tartışmalar ve çekinceler olabilecektir. Henüz uygulamanın başında oluşabilecek sorunlar ve çözüm yolları tartışılması yerinde ve gereklidir. Bu bağlamda hukuk ve içtihat birliğinin korunması bölge idare mahkemelerinin etkin ve verimli çalışmasının sağlanması amacıyla gerekli yol ve yöntemlerin belirlenmesinin ve muhtemel bazı sorunların bu aşamada değerlendirilmesinin çok yararlı olacağına inanıyorum.” Güngör, konuşmasının devamında istinaf sistemine ilişkin yöneltilen eleştirilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.