İKİ KARDEŞİN HİKÂYESİ « Yeniufuk Gazetesi – Yozgat Haberleri

4 Temmuz 2022 - 11:54

İKİ KARDEŞİN HİKÂYESİ

İKİ KARDEŞİN HİKÂYESİ
Son Güncelleme :

02 Kasım 2017 - 7:00

106 görüntüleme

Ben duygusu, bencillik çağımızın en önemli hastalıklarından biri olmaya devam ediyor…

Yaşanan ve olup biten birçok olay derinlemesine incelendiğinde temelinde bu duygu yatmaktadır.

Maalesef toplumda olduğu gibi, Siyasette, Ticarette, Spor olaylarında, makam sahiplerinde,

Ve hayatın birçok kademesinde bencillik duygusu artarak çoğalıyor. Ve üzülerek ifade etmeliyim ki, hızla bu durum ivme kazanarak güçleniyor.

* * * *

Ailelerde başlayan bu hastalık hızla yayıldı, toplumun da hastalıklı olmasına neden oldu… İşte bu nedenle olmamız gereken yere bir türlü gelemiyoruz…

Büyümeden bahsediyoruz ama büyüyemiyoruz.

Gelişmeden bahsediyoruz ama gelişemiyoruz.

Kalkınmadan bahsediyoruz ama kalkınamıyoruz.

İşsizlik sorunundan bahsediyoruz ama bu sorunları çözemiyoruz.

Göç olayından bahsediyoruz, bir şeyler yapıp, sorunu çözeceğiz diyoruz ama yerimizde saymaya devam ediyoruz.

* * * *

Maalesef kimse karşısındakini düşünerek hareket etmiyor, başkasının gözünden penceresinden olaya bakmıyor ve ona göre hükmetmiyor, ona göre de iş yapıyor…

Böyle olunca ortaya çıkan sonuçlar da, bizi ilerletmiyor, tam tersi daha da sıkıntıya sokuyor. Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için vereceğim yazılarımı takip edenler için tekrar olacak ama ilk kez okuyanlar anlatmak istediğimi daha kolay anlayacaktır.

* * * *

İki kardeşin hikâyesi; Bir çiftlikte iki erkek kardeş babalarından kalma çiftlikte birlikte çalışıyorlardı.

Kardeşlerden biri evliydi ve beş çocuğu vardı. Diğer kardeş ise bekardı. Her günün sonunda iki erkek kardeş ürünlerini ve kârlarını eşit olarak bölüşürlerdi. Günün birinde bekar kardeş şöyle düşündü; – Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de adaletli değil. Ben bekarım ve pek fazla ihtiyacım yok. Kardeşimin geniş bir ailesi var. Onun daha fazla ihtiyacı olur. O günden sonra bekar olan kardeş her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin evindeki tahıl deposuna götürmeye gitti.

Bu arada evli olan kardeş de kendi kendine; – Ürünümüzü ve kârımızı eşit olarak bölüşmemiz hiç de doğru değil. Ben evliyim, eşim ve çocuklarım var ve yaşlandığım zaman onlar bana bakabilirler. Fakat kardeşim yaşlandığı zaman ona bakacak hiç kimsesi yok. İlerde onun daha fazla ihtiyacı olacak.

* * * *

Böylece evli olan kardeş de her gece evinden çıkıp, bir çuval tahılı gizlice erkek kardeşinin tahıl deposuna götürmeye başladı. İki kardeş de yıllarca ne olup bittiğini bir türlü anlayamadılar. Çünkü her ikisinin de deposundaki tahılın miktarı değişmiyordu. Sonra, bir gece iki kardeş gizlice birbirlerinin deposuna tahıl taşırken karşılaştılar. O anda olan biteni anladılar. Çuvallarını yere bırakıp birbirlerini kucakladılar. Bencillik hastalığı daha da bizi sarmadan, Bir an önce bu hastalıktan kurtulmalıyız…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.