Anahtar Parti Yozgat İl Başkanı Av. Olgun Sadık Karaca, Türkiye ekonomisinin derin bir borç bunalımıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, hükümetin altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihracına yönelmesini sert sözlerle eleştirdi.
Karaca, yüksek enflasyon, düşen alım gücü ve artan borçlanma maliyetlerinin yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu savunarak, bu tablonun toplumun tüm kesimlerini ağır şekilde etkilediğini ifade etti.
“DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR MİSALİ”
Dış borç yönetimindeki başarısızlığın iç borçlanma maliyetlerini katlanılamaz seviyelere taşıdığını ileri süren Karaca, hükümetin bu tabloyu örtmek için altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihraçlarına yöneldiğini söyledi.
Karaca, “Hükümet, ‘yastık altındaki altınları sisteme çekmek’, ‘TL borçlanmasına alternatif yaratmak’ ya da ‘yatırımcıya enflasyona karşı koruma sağlamak’ gibi gerekçelerle bu adımı attı. Ancak bu araçlar, ancak altın fiyatlarının istikrarlı olduğu dönemlerde anlamlı olabilir” dedi.
“ALTIN ZİRVEDEYKEN BU TERCİH AĞIR YÜK”
2024 yılından itibaren küresel gelişmeler nedeniyle altın fiyatlarının tarihi zirvelere ulaştığını belirten Karaca, 2026 Şubat ayı itibarıyla ons fiyatının yaklaşık 5 bin dolar seviyesinde olduğunu söyledi.
Bu koşullarda Hazine’nin altına endeksli borçlanmaya yönelmesinin kamu maliyesi açısından ciddi bir risk oluşturduğunu savunan Karaca, 2024’ten 26 Ocak 2026’ya kadar ihraç edilen altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikalarının toplamının 204 tonu aştığını ifade etti.
649 MİLYAR TL GELİR, 1,7 TRİLYON TL’Yİ AŞAN ÖDEME
Karaca’nın verdiği bilgilere göre, söz konusu borçlanmalardan yaklaşık 649 milyar TL gelir elde edildi. Ancak itfa döneminde ödenecek toplam tutarın 1 trilyon 738 milyar TL’yi aşacağı hesaplandı.
Aradaki farkın 1 trilyon 89 milyar TL olduğunu belirten Karaca, “Hazine, borçlandığı her 100 TL için yaklaşık 268–271 TL ödeme yükümlülüğü altına girmiştir” dedi.
Aynı tutarın Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yoluyla karşılanması durumunda toplam maliyetin yaklaşık 726 milyar TL daha düşük olacağını savunan Karaca, bu farkın 2025 yılı bütçesinde eğitime ayrılan kaynağın üçte birine, sağlık ya da yatırım harcamalarının ise üçte ikisine denk geldiğini ifade etti.
“KKM BENZERİ YENİ BİR SERVET TRANSFERİ”
Altına dayalı borçlanmanın, Kur Korumalı Mevduat (KKM) benzeri yeni bir servet transferi mekanizmasına dönüştüğünü ileri süren Karaca, altın tahvillerine erişebilen sınırlı bir kesimin yüksek kazanç sağladığını, ancak oluşan yükün milyonlarca vatandaşa vergi ve enflasyon olarak yansıyacağını söyledi.
Karaca, kamuoyuna şu soruları yöneltti:Gelecek nesilleri ipotek altına alan bu borçlanma modelinin dünyada başka bir örneği var mı?
Altına endeksli borçlanmayla iki yıl içinde vatandaşın sırtına yüklenen 726 milyar TL’lik ek maliyetin izahı nedir?
Yüksek enflasyonist süreçte açıklar büyürken altın tahvili ihracı yangına körük tutmak anlamına gelmez mi?
Seçim popülizmi ve kontrolsüz harcamaların enflasyonu artıracağı öngörülemedi mi?
Açıklamasının sonunda Karaca, “Yönetilemeyen ekonominin faturası millete kesilemez. İtirazımız bunadır.” ifadelerini kullandı.
/ Haber Merkezi
Karaca:“Borç yükü milletin sırtına yıkılıyor”
Anahtar Parti Yozgat İl Başkanı Av. Olgun Sadık Karaca, Türkiye ekonomisinin derin bir borç bunalımıyla karşı karşıya olduğunu belirterek, hükümetin altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası ihracına yönelmesini sert sözlerle eleştirdi.
