Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tongurdak, çan ve zil koleksiyonu yaptı

Sarıkaya ilçesinde 50 yıldır koyun yeteştiriciliği yapan Abdullah Eroğlu, koyunların boyunlarına takılan ve çobanları uyarmakta kullanılan dongurdak, çan ve zillerin koleksiyonunu yapıyor.

Sarıkaya ilçesinde 50 yıldır koyun yeteştiriciliği yapan Abdullah Eroğlu, koyunların

70 yıllık tongurdakların bile bulunan koleksiyondaki malzemeleri her gün bakımını yapan Eroğlu, tongurdak biriktirmeyi ve onları her gün temizleyip, yağlamayı çok sevdiğini söyledi.
Çatak Köyünde koyun yetiştiriciliği yapan Abdullah Eroğlu, 50 senedir koyunculuk yaptığını kaydetti. Koyunculuk mesleğinin dededen gelme olduğuna vurgu yapan Eroğlu, tongurdak koleksiyonu yapmanın da kendisinde bir hastalık olduğunu belirtti. Yıllardan beri ustalarından, çobanlardan, sipariş getirttiğin anlatan Eroğlu, ‘’Bu şekilde kendime göre bir koleksiyon yapmış oldum. Toplamda 250 civarında tongurdak, zil ve çana sahibim. Şu anda 200 tane burada, 50 tanede koyunların boynunda takılı. Burada çanlar vardır, bunlar tek dil olarak geçer, topak olarak geçer. Bunlar çok şeye yarar. Özellikle koyunun bölünmesi dediğimiz olay vardır, arkada kalmadır. O bakımdan bize çok iyi avantaj sağlar. Bir de her çobanın kendine göre stili vardır. Sevdiği bir stil vardır, ona göre bir tongurdak döşer. O tongurdaklardan nerede kendi koyunu var, sürüsünü bilir, sesinden. Bölünmeyi önler. Kurt geldiği zaman köpeklere çok iyi bir yardımcıdır. Kolay kolay tongurdak takılı koyunu kurt yaralamaz, ondan uzak durur, ses çıkartmasın diye. Avantajı vardır. Yaylımı güzel yayılır, rahat yayılır. Koyun çok rahat yayılır. En eskisi çobanımdan almıştım, bana hatıra olarak vermişti 70 senelik var. Ona ben üç tane kısır koyun parası verdim, 3 tanesini almak için. Her zaman bu merakım vardı. Bu işi yapabilmek için tenekeden bile yapmışlığım oldu. İki türlü bakım yapıyorum. Mesela güz döneminde bunları silerek ve yağlayarak, iki türlü yağlama yapıyoruz; traktör yağı kullanarak veya kuyruk yağı ile yağlama yapıyoruz. Mazottan uzak tutuyoruz. Çünkü mazot kabartma yapıyor. Bunlar zaten çoğu bakır karşımı olduğu için sesi oradan alıyor. Tongurdağın sesine göre ve birbirine uyumuna göre seçiyoruz. Koyuna takıldığı zaman aynı sesi vermesi lazım diye düşünerek, biz aynı sesten almaya çalışıyoruz. Her gittiğim yerden almışlığım vardır, hevesim odur. Çocukluğumdan beri hevesim vardır, halen de almaya devam ediyorum. Gördüğüm zaman dayanamıyorum almaya çalışıyorum. Çocuklarıma miras bırakmayı düşünüyorum. Onlar da devam ederler, temennim odur. Bu benim hastalıktır. Biçer kelle dediğimiz dönemde büyük olanları takarız. Kış dönemine geldiği zaman küçük veya 10 numara olanları takarız. Bunlar kışın hem koyunu yormaması için aynı zamanda ağızlarını, yedikleri musula takıp da kırmamaları için, tongurdaklar bozulmasın diye küçükleri takarız. Koyunu yormasın amaç odur. Yaz döneminde koyun etli olduğu için büyük olanları takarız. Ses daha güzel olur. Biz bunları bölünme deriz, koyun arkada kalır bölündüğü zaman her çoban kendi tongurdağını bilir, o ses göre kendi koyununun bölündüğünü bilir’’ dedi.
Haber Merkezi

 

Reklamı Geç