Eğitim-İş Yozgat İl Temsilcilik Başkanı Sedat Tuygun, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadın hakları, eşitlik ve güvenli yaşam taleplerine dikkat çekti.
EMEKÇİ KADINLARIN MÜCADELESİNE VURGU
Eğitim-İş Sendikası Yozgat İl Temsilcilik Başkanı Sedat Tuygun, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. Tuygun, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil; emekçi kadınların dünya genelinde sömürüye, baskıya ve eşitsizliğe karşı seslerini yükselttiği tarihsel bir mücadele günü olduğunu ifade etti.
8 Mart’ın köklerinin 1910 yılında gerçekleştirilen 2’nci Enternasyonal Kadın Konferansı’na dayandığını hatırlatan Tuygun, bu tarihten itibaren günün “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak anıldığını belirtti. Aradan geçen yıllarda kadınların hak, eşitlik ve özgürlük taleplerinin daha görünür hale geldiğini söyleyen Tuygun, buna rağmen kadınların hâlâ birçok alanda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Açıklamada, günümüzde kapitalist sistemin yarattığı ekonomik ve sosyal krizlerin yükünün büyük ölçüde kadınların omuzlarına bırakıldığı vurgulandı. Güvencesiz çalışma koşulları, eşitsiz ücret politikaları ve kadına yönelik şiddetin kadınların yaşamını kuşattığı ifade edildi.
“FATMA NUR ÖĞRETMENİN ACISI VE ÖFKESİYLE KARŞILIYORUZ”
Sedat Tuygun, bu yılki 8 Mart’ın, kısa süre önce hayatını kaybeden öğretmen Fatma Nur Çelik’in acısıyla karşılandığını söyledi. 2 Mart’ta görev yaptığı okulda katledilen Çelik’in ölümünün eğitim camiasında derin bir üzüntü ve öfke yarattığını dile getiren Tuygun, olayın bireysel bir suç olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Tuygun, kadınlara yönelik şiddetin giderek sıradanlaşmasının ve öğretmenlerin itibarsızlaştırılmasına yönelik politikaların bu tür olayların zeminini hazırladığını ifade etti. Eğitim emekçilerinin uzun süredir dile getirdiği güvenlik sorunlarına dikkat çeken Tuygun, okullarda gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca, kadın hakları konusunda son yıllarda yaşanan gerilemelerin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiği kaydedildi. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, faillere uygulanan ceza indirimleri ve laik eğitime yönelik müdahalelerin bu süreci olumsuz etkilediği ifade edildi.
Eğitim-İş Yozgat İl Temsilciliği açıklamasında kadın cinayetlerine ilişkin veriler de paylaşıldı. 2002 yılından bu yana Türkiye’de öldürülen kadın sayısının 8 bini aştığı belirtilirken, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre yalnızca 2026 yılının Şubat ayında 23 kadının öldürüldüğü, 29 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğu ifade edildi.
Kadınların yalnızca aile içinde değil, çalışma hayatında da ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığı vurgulanan açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2026 yılı Ocak ayına ilişkin işgücü verilerine dikkat çekildi. Buna göre erkeklerde işgücüne katılım oranı yüzde 70 iken kadınlarda bu oran yüzde 34,4 seviyesinde kaldı. İstihdam oranı erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,9 olarak açıklandı.
Eğitim düzeyi yükselse dahi eşitsizliğin sürdüğünü belirten Tuygun, yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 68,7 olmasına rağmen istihdam oranının yüzde 32,5’te kaldığını ifade etti. Ayrıca yarı zamanlı çalışan kadın oranının yüzde 18,3 olduğuna dikkat çekildi.
EĞİTİM ALANINDA KIZ ÇOCUKLARINA YÖNELİK RİSKLER
Açıklamada eğitim alanındaki sorunlara da değinildi. Kız çocuklarının örgün eğitimin dışına itilmesi, erken yaşta evlilikler ve çocuk işçiliğinin önemli sorunlar arasında yer aldığı ifade edildi.
Karma eğitime yönelik tartışmaların da eleştirildiği açıklamada, bu tür müdahalelerin kız çocuklarının eğitimden uzaklaşmasına ve kadınların kamusal alandaki görünürlüğünün azalmasına yol açabileceği belirtildi.
Tuygun, kız çocuklarının eğitim hakkının korunmasının toplumsal eşitlik açısından hayati öneme sahip olduğunu vurguladı.
EĞİTİM-İŞ’İN TALEPLERİ
Eğitim-İş Sendikası, kadınların eşit ve güvenli bir yaşam sürdürebilmesi için bir dizi talebini de kamuoyuyla paylaştı. Sendikanın öne çıkardığı başlıca talepler şöyle sıralandı:
İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesi ve kadın cinayetlerine karşı caydırıcı düzenlemelerin yapılması
Kadınlara yönelik mobbing, taciz ve şiddetin önlenmesi için gerekli yasal ve kurumsal adımların atılması
6284 sayılı kanunun etkin uygulanması ve ILO 190 sözleşmesinin imzalanması
Kız çocuklarının eğitimden kopmasını önleyecek politikaların geliştirilmesi
Eşit işe eşit ücret ilkesinin tavizsiz uygulanması
Ücretsiz ve nitelikli kreşlerin yaygınlaştırılması
Siyasi ve idari kadrolarda kadın temsilinin artırılması
Kamu kurumlarında ve okullarda güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi
“Eşitlik olmadan gerçek demokrasi mümkün değil”
Sedat Tuygun açıklamasının sonunda, gerçek bir demokrasinin ancak kadın ve erkek eşitliğinin sağlanmasıyla mümkün olacağını vurguladı.
Eğitim-İş olarak laik, bilimsel ve çağdaş eğitim mücadelesini sürdüreceklerini belirten Tuygun, kadınların yaşamın her alanında eşit haklara sahip olduğu, şiddetin ve ayrımcılığın sona erdiği bir toplum için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.
“Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” sözleriyle açıklamasını tamamladı. / Haber Merkezi
