Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Tuygun: Yeni sınav sistemi “Adresin kadar oku”sistemidir

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Yozgat Temsilcisi Sedat Tuygun, TEOG’un kaldırılmasıyla yerine geçen sınav sistemini eleştirerek, yeni sınav sisteminin “adresin kadar oku” sistemi olduğunu söyledi.

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Yozgat Temsilcisi Sedat Tuygun, TEOG’un

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası İl Temsilcisi Sedat Tuygun yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla herhangi bir bilimsel çalışma, altyapı hazırlığı olmadan bir anda kaldırılan TEOG’un yerine 51 gün sonra var olan eşitsizliği daha artıracak bir liseye geçiş sistemi getirilmiştir.
Bakanın müjde gibi sunduğu yeni sistem için; Eğitim Bölgesi Sınavsız Mahalli Yerleştirme Sistemi, Veli Tercihli Yeni Kayıt Sistemi, Velinin tercihine bağlı serbest kayıt sistemi şeklinde birkaç tane isim bulmuş olsa da bu sistem: “Adresin kadar oku!” sistemidir.”
ÖĞRENCİLERİN SADECE YÜZDE 8 BAKAN BEYİN TABİRİ İLE NETELİKLİ OKULLARA GİDEBİLECEKTİR
Yeni sistemle öğrencilerin yüzde 8’nin nitelikli yüzde 92’sinin ise adrese dayalı kayıt sistemiyle okullara yerleştirileceğini vurgulayan Tuygun, “Bilindiği üzere; artık liselere geçişte sadece 600 okul için merkezi bir sınav olacağı, bunun dışında kalan tüm okullara öğrencilerin ikametgahlarına göre yerleşeceği belirtilmiştir. Her öğrencinin adresine yakın 5 okulu tercih edeceği, ve bu tercihlerden birisine yerleştirileceği açıklanmıştır.
Yani öğrencilerin yaklaşık yüzde 92’si adrese dayalı kayıt sistemi ile yerleştirilecektir. Öğrencilerin sadece yüzde 8’i, Bakan’ın tabiriyle ‘nitelikli’ okullara gidebilecektir. Eğitim-İş olarak açıklanan yeni sistemin birçok açığı olduğu ve kötü sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıyoruz.”diye konuştu.
3 YILLIK EĞİTİMİN 90 DAKİKADA 60 SORU İLE CEVAPLANMASI BİLİMSEL OLARAK AYKIRIDIR
Üç yıllık eğitimin 90 dakikada 60 soru ile cevaplanmasının bilimsel olarak ölçme ve değerlendirme ilkelerine aykırı olduğunu söyleyen Tuygun, merak edilen soruları maddeler halinde şöyle sıraladı: “1-Bakan Beyin dediğine göre; 90 dakikada, 60 sorulu bir sınav yapılacaktır. Bu sınavda çocuklara 8.sınıf temel dersleri ağırlıklı olmak üzere 6.ve 7. sınıf temel derslerinden, bütün müfredattan sorular sorulacaktır. 3 yıllık eğitimin 60 soruda ölçülmesi bilimsel olarak yanlış ve ölçme değerlendirme ilkelerine aykırıdır.
Ders başına neredeyse 2 soru düşmektedir. Üstelik bu 60 sorunun hangi kıstaslara göre hangi ders ve konulardan seçileceği belli değildir.
2- Bakan’ın sınavla öğrenci alacak liseler için “nitelikli” tanımını kullanması, bu okulların dışında kalan, okulların yüze 90’ının “niteliksiz” olduğunu ve çocuklarımızın bu niteliksizliğe mecbur bırakılacağını sonucunu doğurmaktadır. Nitelikli 600 okul hangi kritere göre belirlenecektir?
3- Bakan, “eğitim bölgeleri” oluşturacaklarını, çocukların okullarına dair 5 tercihi bu bölgelere göre seçeceğini açıklamıştır. Bu bölgelerin hangi kriterlere göre ve ne zaman oluşturulacaktır? Kendi bölgesinde çocuğuna kontenjan da bahane edilerek sadece imam hatip lisesi gösterilen bir veli, bu “eğitim bölgesi”ni kime şikâyet edecektir?
4- Sadece 600 okulun sınavla öğrenci alacak olması, başarılı çocukların arasındaki yarışı kızıştıracak ve pedagojiye aykırı olarak onların üstündeki yükü, stresi artıracaktır.
5- Bu sistem, Kavimler Göçü gibi Öğrenciler Göçü’ne yol açacak, velileri ve öğrencileri ekonomik durumlarına göre ayrıştıracaktır. Bakan Yılmaz, “Okul türlerine göre hiçbir öğrencimizi, istemediği bir başka okul türüne yerleştirmeyeceğiz” demiştir.
Ancak fen liselerinin 33 bin, sosyal bilimlerin 10 bin, Anadolu liselerinin 340 bin olmak üzere toplam kontenjan sayısı 380 bindir. Bu okulların tümü adrese dayalı öğrenci alsa dahi 1.2 milyon öğrencinin yaklaşık 800 bini imam hatip ve meslek liselerine yönlendirilecektir. -Ekonomik durumu iyi olanlar, çocuklarını özel okula göndererek bu sistemden kurtulabilecektir.
Bu sistemle birlikte özel okul oranının hızla artacağı da açıktır. – Ekonomik durumu orta olanlar, çocuklarının eğitimi için ‘iyi’ okulların olduğu semtlere taşınacak, bütün bir hayatını değiştirecektir. -Ekonomik durumu kötü olan yurttaşlar ise “eğitim bölgesi” dayatmasına maruz kalacak, bu sistem eliyle gelecek imam hatip dayatması başta olmak üzere birçok uygulamaya boyun eğecektir.”

Reklamı Geç