Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yozgat’ta bağcılık bitme noktasında

Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta bir dönem bağcılıkta da söz sahipliği yaparken, günümüzde bağcılık bitme noktasına geldi. Son birkaç yıldır, Yozgat’ta bağcılığı geliştirmek projeleri yapılsa da belle bir aşama alındıktan sonra projeler rafa kaldırılmıştı. 50’ye yakın üzüm çeşidinin bulunduğu Yozgat’ta yeni bir proje yapılara ve yeniden bağcılığın geliştirilmesi için çalışmalar başlatıldı.

Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta bir dönem bağcılıkta da söz

Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri bölümü Bağ yetiştirme ve Islahı Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Selda Daler öncülüğünde başlatılan proje ile bitme noktasına gelen bağcılık yeniden canlandırılması, yeni bağların tesis edilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında getirtilen bağ çubukları ile yerel bağ çubukları aşılanarak tutma özellikleri, yöreye uyum sağlama özelliklerine bakılarak önce küçük çaplı bağlar oluşturulacak daha sonra da bu bağlar il genelinde yaygınlaştırılacak.
 Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri bölümü Bağ yetiştirme ve Islahı Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Selda Daler, yürüttükleri bir proje kapsamında yerel asma çeşitlerinin farklı asmalar üzerine aşıladıklarını söyledi. Bunların uyum kabiliyetlerini öğrendikten sonra Yozgat’ta bağcılığın gelişmesi konusunda çalışmalar sürdüreceklerini dile getiren Daler, ilk önce aşılama işlemini gerçekleştirdiklerini daha sonra bir parafimleme aşamasına geçip daha sonra da katlama aşaması ile aşılama işlemini tamamladıklarını belirtti. 21 günlük kaynaşma sürecinin ardından fidanları elde ettiklerine vurgu yapan Daler, ‘’Elde ettiğimiz fidanlarda tutma oranını tespit edeceğiz. Yöre topraklarına hangilerinin uygun olduğuna bakacağız. Daha sonra bunlar üzerinden üretim yapmaya devam edeceğiz. Projemizin amacı Yozgat’ta bağcılığı geliştirmek. Ama onun için öncelikle yöreye uyum sağlayan anaçlar ile çeşitlendirip aşılamamız gerekiyor. Bizim kullandığımız çeşitler yerel çeşitler, bunlar soğuk iklimine adapte olmuş çeşitler. Bu çeşitlerin farklı anaçlar üzerindeki kapasitelerini değerlendireceğiz. Nerelerde nasıl uyum sağladığına bakacağız ve daha sonra bu anaçları kullanarak üretim yapmaya devam edeceğiz. Yozgat’ta baktığımızda kireç oranının yüksek olduğunu, organik madde oranının düşük olduğunu biliyoruz. Çoğunlukla kurak topraklarda oluştuğunu biliyoruz. Anaçlarımızı buna göre seçmeye çalıştık’’ dedi.


ASMALAR ÇOK VERİMSİZ DURUMDA
Filoksera denilen zararlı nedeniyle Yozgat’ta şuanda bağcılığın yok olma noktasına ulaştığının altını çizen Daler, ‘’Biz yöre bağlarını gezdiğimizde yaklaşık 50 farklı çeşidin olduğunu tespit ettik. Ama asmalar çok verimsiz durumda. Zaten gübreleme, bakım işleri aksatılıyor, bunun dışında aşısız fidanlarla, direk kendi kökleri üzerinde üretim yapıldığı için bu Filoksera dediğimiz böcek bu bitkilerin köklerini yiyerek çok fazla zarar veriyor. Bu yüzden yörede mutlaka aşılı asma fidanlarıyla modern bağcılığın yaygınlaşması gerekiyor. Bu amaçla da farklı anaçların denenerek hangileri daha iyi uyum sağlıyorsa onların üretilmeleri gerekiyor. Daha önce biz bu bölgede farklı standart üzüm çeşitlerini, dışarıdan getirdiğimiz üzün çeşitlerini denedik ama birçoğu uyum sağlamadı. Çünkü bölgenin vejatansyon süresi çok kısa. Son doğum tarihleri yaklaşık 5 Haziran’da ilk doğum tarihleri ise 30 Eylül civarında. Yaklaşık 150 günlük bir süreç var, sürmesi ve olgunlaşması arasında. Bu yüzden çok geç süren ve erken olgunlaşan üzüm çeşitleri bizim için çok önemli. Ama standart çeşitler arasında buna uyum sağlayacak çeşit çok bulunmuyor. Bu yüzden yerel çeşitlerin çoğaltılması yöre için daha iyi olacak diye düşündük. Bu amaçla daha önceki çalışmalarımızda bu üzüm çeşitlerinin tespiti, tanımlanması moneküler karakterizasyon üzerine çalışmalarımızı sürdürdük. Şimdi bunları çoğaltmaya başlayacağız, ama bu çoğaltma için bizim önce damızlık parsellerini oluşturmamız gerekiyor. Çünkü yöre bağları o kadar verimsiz ki kalem alabilme durumumuz çok zor oluyor. Bu yüzden önce kendi bağımızı tesis edeceğiz, daha sonra bunlardan elde ettiğimiz kalemler ile yeni üretimin devamını sağlayacağız’’ diye konuştu. İhsan Çelikkaya

Reklamı Geç