Hafta tatilleri yıllık izinden düşülemeyecek, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, yıllık ücretli izin dönemine denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağına hükmetti. Kararla birlikte, birçok işyerinde yanlış uygulanan izin hesaplamaları yeniden gündeme geldi.
Çalışanların kanunla güvence altına alınan yıllık izin haklarına ilişkin önemli bir karar Yargıtay’dan geldi. Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemi üzerine bir dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin kullanılan dönemlere rastlayan hafta tatillerinin izin süresinden düşülemeyeceğine karar verdi.
Yüksek Mahkeme, hafta tatili günlerinin yıllık izin hesabında ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, bu günlerin işçinin yıllık izin hakkından mahsup edilemeyeceğini vurguladı. Karar, özellikle işyerlerinde yıllık izin hesabı yapılırken hafta tatillerinin izin süresine dahil edilmesi uygulamasına karşı emsal niteliği taşıyor.
28 GÜNLÜK İZİN HESABINDA 4 GÜNLÜK FARK ÇIKTI
Dava dosyasına yansıyan olayda, davacı işçinin toplam 28 gün yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu belirlendi. İşveren tarafından mahkemeye sunulan belgelerde, işçinin iki ayrı dönemde bu 28 günlük iznin tamamını kullandığı ileri sürüldü.
Ancak Yargıtay tarafından yapılan incelemede, işçinin izin kullandığı tarih aralıklarında toplam 4 günlük hafta tatili bulunduğu tespit edildi. Kanun gereği hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağına dikkat çeken Yüksek Mahkeme, işçinin gerçekte 24 gün yıllık izin kullandığı sonucuna vardı.
Böylece işçinin henüz kullanmadığı 4 günlük yıllık ücretli izin hakkı bulunduğu kesinleşti. İşyerinde haftada 6 gün çalışma düzeni olduğu için hafta tatilleri her hafta için bir gün olarak hesaplandı.
İŞVEREN İSPATLAMAKLA YÜKÜMLÜ
Kararda, yıllık izinlerin tam ve doğru şekilde kullandırıldığını ispat yükümlülüğünün işverene ait olduğu da bir kez daha ortaya konuldu. Buna göre işverenler, çalışanların yıllık izin kayıtlarını kanuna uygun biçimde tutmak ve izin dönemlerine denk gelen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerini izin süresinden düşmemek zorunda.
Yargıtay’ın kararında, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 56’ncı maddesine de dikkat çekildi. Kanunun ilgili hükmünde, “Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz” ifadesi yer alıyor.
İZİN ÜCRETİ İÇİN FESİH ŞARTI
Yüksek Mahkeme kararında ayrıca, yıllık izin hakkının ücrete dönüşebilmesi için iş sözleşmesinin sona ermiş olması gerektiği hatırlatıldı. Buna göre çalışan, iş ilişkisi devam ederken kullanılmayan yıllık izinlerinin ücretini talep edemiyor; ancak iş sözleşmesinin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret alacağı doğuyor.
Uzmanlara göre karar, yıllık izin hesabı yapılırken özellikle hafta tatillerinin yanlış şekilde izin süresinden düşülmesi uygulamasının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu kapsamda çalışanların geçmiş izin kayıtlarını kontrol etmeleri, işverenlerin de izin belgelerini kanuna uygun ve şeffaf biçimde düzenlemeleri gerekiyor.
/ Haber Merkezi
Hafta tatili yıllık izinden düşülemeyecek
Hafta tatilleri yıllık izinden düşülemeyecek, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren emsal nitelikte bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, yıllık ücretli izin dönemine denk gelen hafta tatili günlerinin yıllık izin süresinden sayılamayacağına hükmetti. Kararla birlikte, birçok işyerinde yanlış uygulanan izin hesaplamaları yeniden gündeme geldi.
