Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TÜRKAV’dan “Türkçülük Günü” mesajı

Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV) Yozgat Şube Başkanı Kemal Ergün, Türkçülük Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV) Yozgat Şube Başkanı Kemal Ergün,

Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV) Yozgat Şube Başkanı Kemal Ergün, Türkçülük Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.
Başkan Ergün, Milliyetçiler Günü, 7 Eylül 1944’te başlayan ve 29 Mart 1945’e kadar süren, başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş, Hüseyin Nihal Atsız, Nejdet Sancar, Zeki Velidi Togan olmak üzere Türk milliyetçiliğinde önde gelen 23 ismin Türkçülük-Turancılık suçlamasıyla yargılandığı sürecin adıdır. Hüseyin Nihal Atsız ve Sabahattin Ali arasında başlayan dava sürecinde, 3 Mayıs 1944 tarihini ön plana çıkartan hadise ise, o gün ki duruşmadan sonra Türkçü gençler tarafından davada yargılananlara destek amaçlı gerçekleştirdiği büyük Ankara numayiştir. Bu numayiş, milliyetçilik fikrinin yeniden filizlenmesi olarak telakki edilmiştir. Bu bağlamda, ilk defa 3 Mayıs 1945 tarihinde Tophane Askerî Hapishanesi’nde Nihal Atsız, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sançar ve Reha Oğuz Türkkan başta olmak üzere 10 mahkûm tarafından kutlanarak Türk Milliyetçiliği için anlamlı bir gün haline gelmiştir.
3 Mayıs 1944 tarihli davanın önemini sıralayacak olursak öncelikle şunu ifade etmemiz gerekmektedir: İkinci Dünya Savaşı’nın Sovyetler Birliği’nin lehine dönmesiyle, komunizm Türkiye’de ciddi bir tehdit olarak belirmeye başlamıştır. Beka-ı Devlet, huzur-u millet şuuruyla hareket eden Türk milliyetçileri, bu tehdidin Türk Milleti’nin birliğine ve dirliğine yönelik farkındalığın artması ve ivedi bir şekilde bertaraf edilmesi adına büyük bir mücadele başlatmışlardır. İkinci olarak 3 Mayıs Dava süreci, Türk Milliyetçiliğinin siyasi olarak temsil edilme sorununa da bir çözüm zemini oluşturmuştur. Zira, fikri ve siyasi alanda CHP zihniyetinden farklılaşan Türk Milliyetçiliği fikri hem sivil alanda hem de siyasi arenada yeniden ve daha güçlü bir şekilde filizlenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, bu bağlamda 3 Mayıs ruhunun dokriner ve siyasi bağlamda vücud bulmuş hali ve taşıyıcısı olmuştur.
Son olarak, 3 Mayıs 1944’te yeniden filizlenen 8-9 Şubat Adana Kongresiyle siyasal temsile kavuşan, ruhunu ve ilkelerini Türk tarihinin geniş hafızasından ve kadim coğrafyanın engin tecrübesinden alan Türk milliyetçiliği, 15 Temmuz hain darbe ve işgal teşebbüsünden sonra, Türk devletinin bekasına ve Türk milletinin varlığına yönelik tehdit ve tehlikenin bertaraf edilmesinde siyasi ve sosyal dinamikleriyle kutub misyonu yüklenmektedir. Başta milli güvenliğimize yönelen bütün saldırıların savuşturulmasında, Türk milliyetçiliğinin kadim hafızasına, siyasi duruş ve ilkerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada, Türk milliyetçileri, etnik fitneciliğe karşı kapsayıcı ve bütünleştirici millet tasavvuruyla, bölücü terör örgütlerine karşı devletli olma şuur ve hareket tarzıyla yarının müreffeh ve kutlu Türkiyesinin teminatıdır. Bütün bu duygu ve düşüncelerle Başbuğ Alparslan Türkeş ve Hüseyin Nihal Atsız olmak üzere 3 Mayıs 1944 davasında yargılanan bütün dava adamlarına Cenab-ı Hak’tan rahmet dilerken, Türk Milliyetçiliğinin teorislerinden Ziya Gökalp’in şu dizileriyle sözlerime son veriyorum
Vatan ne Türkiyedir Türklere ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir:Turan…

Reklamı Geç