Başer: FETÖ’nün yıkmaya çalıştığı devleti bu millet kurtardı « Yeniufuk Gazetesi – Yozgat Haberleri

19 Ekim 2021 - 21:31

Başer: FETÖ’nün yıkmaya çalıştığı devleti bu millet kurtardı

AK Parti Yozgat Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Yusuf Başer, “Bir ülkenin uğrayabileceği en yıkıcı nitelikleri kendisinde toplamış FETÖ terör örgütünün, dış bağlantılarının himayesinde yıkmaya çalıştığı bir devleti, bu millet kurtardı.”dedi.

Başer: FETÖ’nün yıkmaya çalıştığı  devleti bu millet kurtardı
Son Güncelleme :

16 Ocak 2017 - 7:00

47 görüntüleme

Milletvekili Yusuf Başer,TBMM’de AK Parti Grubu adına yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği ve partili cumhurbaşkanlığı sistemini anlattı.
Başer, konuşmasında şunları kaydetti: “Öncelikle hepinizin dikkatini 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne çekmek istiyorum. Bir ülkenin uğrayabileceği en yıkıcı nitelikleri kendisinde toplamış FETÖterör örgütünün, dış bağlantılarının himayesinde yıkmaya çalıştığı bir devleti, bu millet kurtardı. O gece bu milletin ardından yürüdüğü bir lider vardı.O liderin, diğer darbelerdeki şapkasını alıp giden liderlerden farkı neydi arkadaşlar? Milletinin oyuyla gelmişti oraya. Milletin oyuyla, milletin adamıydı da onun için Millet ardına düştü. Koltuğa yapışan adam değil, koltuğa yakışan adamdı. Bu millet ondan sahip çıktı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a2007’de yapılan Anayasa değişikliği ile millet, Cumhurbaşkanını kendisi seçmeye karar verdi. Kendi seçtiği Cumhurbaşkanını yedirmedi, önce sahip çıktı, şimdi de yetkilerinin neler olması gerektiğine karar verecek. Bundan daha doğal ne olabilir?”
YAPMAK İSTEDİĞİMİZ ŞEY KARMAŞAYI
GİDERMEK, İKİ
BAŞLILIĞA SON
VERMEKTİR
“Yapmak istediğimiz şey, karmaşayı gidermedir, iki başlılığa son vermektir. Buna hangi mantıklı kişi hayır diyebilir?diyen Başer, şöyle devam etti: “Üstelik, eskiden Cumhurbaşkanı sorumsuzdu, şimdi sorumlu olsun. Cumhurbaşkanının partili olmasını şiddetle eleştirenler var.Şimdi, bir Cumhurbaşkanı düşünün partisinin desteği ile seçime girecek, kampanya yapacak, kazanınca aniden partisine sırtını dönecek, kapılarını kapatacak, partimle bağım kalmadı diyecek.Buna kim inanır Allah aşkına?Cumhurbaşkanının seçilince partisi ile ilişkisi kesilsin demenin anlamı şudur: Biz gerçekleri görmek istemiyoruz. Herkes partili değilmiş gibi tiyatro yapsın.Bu ikiyüzlü ve çelişkili duruma siz yönetim mi diyorsunuz? Siyasetten ikiyüzlülüğü çıkartıp atmanın; dürüst, açık, kimlikli siyaseti savunmanın neresi yanlıştır?Bu millet, riyasız, samimi, dürüst siyaseti hak edecek kadar asil karakterlidir. Biz de onlara bunu söylüyoruz: Bu oyuna bir son verelim, dürüst olalım. Partimiz AK Partidir, liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’dır.İdarenin tarafsızlığını bozar diye eleştirenlere gelince; sormak lazım.
Şu anda Ak Parti yönetmiyor mu devleti? Evet.İdarenin tarafsızlığını sağlayan kanunlar, denetim mekanizmaları ve yargı, yasama organlarının denetimi yine devam etmeyecek mi? Evet.O zaman değişiyor ki? Neye itiraz ediyorsunuz?”
ELBETTE HALKIN SEÇTİĞİ KİŞİ GÜÇLÜ OLACAKTIR
Önceki sistemde olduğu gibi Cumhurbaşkanlığının vesayet makamı olmadığını vurgulayan Başer, “Artık, milletin demokratik iradesinin tecelligahı. Halk iradesi orada ortaya çıkıyorsa, oraya bir ‘erk’ tevdi etmesi kadar meşru ve doğal ne olabilir?Halkın seçtiği Cumhurbaşkanını, merasim başkanlığında bırakmayı hiç kimse tahayyül bile edemez! Böyle bir istek, halk iradesine saygısızlık olur, hakaret olur. Elbette halkın seçtiği kişi güçlü olacaktır.
Halk iradesinden elbette bir erk çıkacaktır. Nasıl ki Yasama erki çıkıyor, aynen öyle, yürütme de bir erk olarak millet iradesinden çıkacaktır! Herkes bunu içine sindirmek zorundadır, demokrasi de bu demektir.
Cumhurbaşkanına bu düzenlemeyle çok fazla yetki verildiği de dile getiriliyor.Mesela hangi yetki?Üst kademe bürokrasiyi atama yetkisi veriliyormuş, bu yanlışmış. Öncelikle soralım; bugün üst kademe bürokrasiyi yine yürütme organı atamıyor mu? Evet. Değişen bir şey yok, yine yürütme atayacak.Ama bir farkla ki, bu sefer, üstte, işi taş koymak olan, bunun için kurgulanmış bir ‘sorumsuzluk mercii olmayacak.Hepimiz görüyorduk ki mevcut sistemde hükümetle Cumhurbaşkanı arasında kriz olmaması istisna oluyordu.Ak Parti olarak krizden keyif alan, işler yavaşlayınca milletin huzursuz olmasından mutlu olanlardan değiliz. İşte o takozu Türkiye’nin tekerleğinin önünden bu nedenle kaldırıyoruz. İkinci olarak, akıl var yakın var; Cumhurbaşkanı, üst kademe bürokrasi ile kendisi çalışacak. Kendi çalışacağı adamları seçmeyecek de ne yapacak bir lider? Elbette herkes kimle çalışacaksa seçmeli, sonradan başarısızlıklarına da bahane üretmemelidir. ”diye konuştu
Cumhurbaşkanının Yüce Divan görevi de gören Anayasa Mahkemesi’nin, Yüksek Mahkeme’nin üyelerini seçecek diye feveran edildiğini ifade eden Başer, “Arkadaşlar, parmak hesabı bilen herkesin bileceği bir şey var.12 yıllığına seçilmiş üyeler var karşımızda. 5 yıllığına seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’nın döneminde bunlardan kaç tanesinin süresi dolar da atama imkanı olabilir?Süresi dolanlardan da kaç tanesinin ataması Cumhurbaşkanının kendi kontenjanından olur? 2 mi, 3 mü?Bu mu tehlike? Bu mu kendini yargılayacakları seçmek?Yok eğer, diyorsanız ki Recep Tayyip Erdoğan’a İnşallah, Allah uzun ömür verir, 20 yıl daha bu memleketin başında durur, millet ondan vazgeçmez, biz de daha iyisini asla bulamayız halka sunacak, o nedenle hep o başta kalır ve atamaları da o yapar, o zaman iş başka. Böyle düşünüyorsanız, o zaman kapatın partinizi de gidin kardeşim, siyaseti de bırakın, ülkeye özgüvenli bir muhalefet gelsin.
Milletin kürsüsünü işgal etmesin. Milletin önünü tıkamasın, aksine önünü açmakta yarışsın, takdir toplasın, seçim kazansın.
LÜTFEN TUTARLI, AKLI BAŞINDA
ELEŞTİRİLER YAPILSIN Kİ YARARLANALIM
Muhalefet partilerini tutarlı eleştiri yapmaları konusunda uyaran Başer, “Ama korkmayın, Anayasanın 104. Maddesi sizi bundan da kurtarıyor.
Bir Cumhurbaşkanı en fazla 2 defa seçilebilecek. Buna da sınır getirdik ki bu ülkeye artık ne ‘milli şef’ler gelsin, ne ebedi Başkanlar olsun, ne de 6 defa gidip yedi defa gelen “kurtarıcı baba”lara kalsın bu ülke.Halkımız bunu görmeli; muhalefete rağmen liderinin süresini sınırlamayı Ak Parti iktidarı olarak biz istiyoruz.Bunun nesine itiraz edebilir makul bir insan?Bakın ne deniyor, 104. Madde ile Padişahlarda olmayan yetkiler veriliyormuş. Siz hiç yargılanan padişah gördünüz mü? Yüce Divan yolu kademeli olarak açılmış bir Cumhurbaşkanlığı, çağdaştır, demokratiktir. Yüce Meclisin elinde olan bir irade, yasamanın denetim gücünü de ortaya koymaktadır.Siz hiç Meclise bütçe sunan onay isteyen bir padişah gördünüz mü? La yüs’el değil, seçilmişliğin sorumluluğu ile Yüce Meclisin karşısına çıkıp demokratik kültürün gereği olarak hesap verecek bir Cumhurbaşkanı, ne zamandır padişah oluyor, neden sizi rahatsız ediyor arkadaşlar?Öngörülen sistemde Meclisi feshetme yetkisi, aslında kendisini de feshetmesi anlamına gelmektedir. Siz, kendini baştan indiren kaç padişah gördünüz? Bunun adı demokratik liderliktir, Bunun adı Halkın liderliğidir, Bunun adı Milletin Cumhurbaşkanlığıdır.Sistemin önünün açılması için hazırlanan Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanlığı sisteminde de söz de karar da milletin olacaktır.Bu Anayasa değişikliğinin; geleceğin yeni, güçlü ve ileri Türkiye’sinin manivelası olacağına inanıyor, şahsım ve partim adına Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.”ifadelerini kullandı.

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.