Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bir Rüzgar Geçti Yozgat’tan Kazım Arslan

Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde kaldığı sırada bir müfettiş cezaevini denetimdedir…

Nazım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde kaldığı sırada bir müfettiş cezaevini denetimdedir… Nazım Hikmet’in yanına getirilmesini ister… İşte o olay.

1938 yılında orduyu ayaklanmaya kışkırtmak suçundan 28 yıl ceza alan ve 12 yıl cezaevinde kalan Nazım Hikmet, 1950’ye kadar İstanbul, Ankara, Çankırı ve Bursa cezaevlerinde kaldı. Bursa’da kaldığı dönemde ise Adalet Bakanlığı’ndan gelen heyetle bir anısı vardır…
Bursa Cezaevi denetimine Adalet Bakanlığı’ndan bir müfettiş gelir.
Bir kaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:
“Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?” der.
Nazım’ı odaya getirirler.
Müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş Nazım’ı tepeden tırnağa süzer ve:
“Demek Nazım Hikmet sensin” der.
Nazım’a oturması için yer göstermez.
Kısa bir konuşma sonrası “Gidebilirsiniz” der.
Nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:
“Ömer Hayyam adını duydunuz mu?” diye sorar.
Müfettiş hemen atılır:
“Kim bilmez ki Hayyam’ı”
Nazım:
“Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?” diye sorar.
Müfettiş şaşırır.
Nazım konuşmasını sürdürür:
“Görüyorsunuz, sanatçıyı anımsadınız ama hükümdarı anımsamadınız. Yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin Adalet Bakanını ve sizi kimse anımsamayacak” der ve çıkar.
Müfettiş yaptığı yanlışı anlar, Nazım’ı geri çağırır ama Nazım koğuşunun yolunu tutmuştur, asla geri dönmez.

Biz Yozgat’ta, ilerleyen zamanlarda yılını hatırlayamasak da Belediye deyince, aklımıza hep Kazım Arslan gelecek. Yozgat’a yeni bir imaj kazandırdığını kimse inkar edemez. Sanata verilen değeri Yozgat’ta Kazım Başkanla gördük. Konaklarımızın da yeniden canlanması da ayrı bir ivme kazandırdı şehrimize. Ömer Hayyam gibi biz de seni hatırlayacağız.

Bu dönemden sonra gelen belediye başkanı kim olursa olsun işi zor vesselam. Şehir artık kazandığı ivmeyle yükselişe geçti, peki devam edecek mi bu başarı, olduğu yerde mi sayacak, yoksa gerileyecek mi? Bu saatten sonra gerçekten zor bir süreç bekliyor yeni başkanı. Ekibini iyi kurmalı bence. Belediyede eksik kalan ya da benim zayıf gördüğüm, hiç hissedemediğim basın ve halkla ilişkiler hizmetleri güçlenmeli.

Bazen çok çalışmak da yetmiyor, doğru danışmanlık hizmetleri ile yapılanları  göstermek de önemli. Anayol çalışmasından hepimiz mustarip olduk. Bilip bilmeden belediyeye kızdık, karayolları çalışma yapıyordu oysaki. Belediye, bu çalışmaların karayollarına ait olduğunu, bir süre çalışmaların devam edeceğini ve hatta ambulanslara yol verme konusunda hassas olmak gerektiğini de içeren bir yazı yayınlamalıydı. Bu da yeni başkanımıza basın ve halkla ilişkiler biriminin önemini içeren bir mesajım olsun.

Elbette Kazım Başkanın da eksikleri vardı. Yarar ve zarar ilkesini düşünecek olursak, bu şehre yararı daha çok oldu be. Nasip değilmiş senle yola devam etmek. Hayırlısını diledik hep. Seni biz de Ömer Hayyam gibi unutmayacağız. Yolun açık olsun.

Reklamı Geç