Türk Ocakları Yozgat Şubesi tarafından her yıl düzenlenen Öğretmenler Günü Geleneksel Sonbahar Yemeği hafta sonu gerçekleştirildi. Yemek programına, Yozgat Belediye Başkanı ve Garnizon Komutanı’nın eşleri, siyasi parti temsilcileri, Yozgat Yardım Sevenler Derneği, Yozgat Üretici Kandınlar Derneği, Yozgat Sanatkarlar Derneği, Türk Eğitim Sen temsilcileri, Türk Ocakları Yozgat Şubesi üyeleri ve eğitim camiasına emek vermiş eğitimciler katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Yozgat Şube Başkanı Nefise Yüksel, Türk Ocakları’nın nasıl ve hangi şartlar altında kurulduğu hakkında bilgi verdi.
Yüksel şöyle konuştu; “Azîz ocaklılar, değerli hanımefendiler, yıl 1908, Osmanlı Devletinde emperyalistlerin azınlıkları kışkırtması sonucu zorla ikinci meşrutiyet ilan edilir. İlan edilen ikinci meşrutiyet maalesef Osmanlı Devleti’nin yıkılma sürecini hızlandırır. Böylesi zorlu bir süreçte Osmanlı, bu sefer de, Balkan Savaşları ile zor durumda kalır. Balkanlar da tamamen kaybedilince, Osmanlı, başta İngiltere ve Avrupa olmak üzere birçok ülke tarafından “Hasta Adam” olarak nitelendiriliyordu.
İşte Türk Ocakları böyle bir dönemde, milli birliği tehlikede görerek, imparatorluktan çok Türkleri kurtarmak gerektiğine inanan, askerî tıbbiyeli gençler ve Türkçü aydınlar tarafından 1911’de temeli atılmıştır. 25 Mart 1912′ de resmen kurulan Türk Ocakları’nın temek hedefi ise Türk milletinin maddi ve manevi anlamda kalkınmasına yardımcı olacak fikirlerin gelişmesi ve milli şuur bilincinin devamlı olarak yaşatılmasıdır.”
İslam’ın doğuşundan günümüze kadar geçen süre içerisinde, kadının toplumdaki yeri hakkında da bilgi veren Nefise Yüksel sözlerini şu şekilde sonlandırdı; “Aziz Ocaklılar, devamlı yaşatılacak olan milli şuur için tarih boyunca biz kadınlara büyük görevler düşmüştür. Ve Türk milleti var oldukça da bu büyük sorumlulukları Türk kadınları üstlenmeye devam edecektir.
Türk Toplumunda kadın her zaman çok değerli görülmüştür. Orta Asya’da kurulan Türk devletlerinde kadın ve erkek eşit haklara sahipti. Devlet yönetiminde de hakan ve hatun birlikte buyururlardı. Yani Hakanın yanında hatunda söz sahibiydi, toplumda tek eşlilik vardı.
İslam’da da kadına çok değer verilmiştir. Unutulmamalıdır ki, Peygamber Efendimize, kızların toprağa diri diri gömüldüğü dönemde peygamberlik gelmiştir.
Osmanlı döneminde kadınlar bazı haklarını yitirmiş olsalar da; Anadolu kadınları eşlerine destek olmuştur. Kurtuluş savaşı yıllarında erkeği cepheye giden Türk kadını, hem çocuğunu yetiştirmiş hem de cepheye silah ve cephane taşıyarak savaşa katılmıştır. Bunlar bizim onurla anlatacağımız nice anılardan bazılarıdır.
Ve Atatürk Türk kadınına öyle değer vermiştir ki, bugün burada aydın birer Türk kadını olarak toplanmış bulunuyorsak ve ben burada bu konuşmayı yapa biliyorsam Atatürk sayesindedir. Minnettarız. Ne mutlu Türk’üm diyene. Hepinize teşekkür ederim.”
Türk Ocağı buluşturdu
Türk Ocakları Yozgat Şubesi tarafından her yıl düzenlenen Öğretmenler Günü Geleneksel Sonbahar Yemeği hafta sonu gerçekleştirildi.
