" "

DÜNDEN BUGÜNE YOZGAT’IN HİKÂYESİ-4 « Yeniufuk Gazetesi

18 Ağustos 2022 - 14:42

DÜNDEN BUGÜNE YOZGAT’IN HİKÂYESİ-4

DÜNDEN BUGÜNE YOZGAT’IN HİKÂYESİ-4
Son Güncelleme :

03 Ağustos 2022 - 17:00

ANADOLU’DA SEMAVİ DİNLER

Din, Tanrı düşüncesine dayalı bir toplumsal kurumdur. Bu tanımı biraz daha açarsak; insanların olağanüstü güçlere, kutsal saydıkları türlü varlıklara, tanrılara ya da tek tanrıya inanma, tapınma biçiminde katıldıkları gizemli olgudur.

Yıllarca avcı toplayıcı olarak yaşayan insanlık, en son 12 bin yıllık olduğu kanıtlanan Şanlıurfa’da bulunan Göbekli Tepe kalıntılarıyla birlikte Anadolu’da semavi dinler öncesi çok çeşitli dini ilahların olduğu bir gerçektir. Yunan mitolojisi buna en iyi örnektir.

Semavi dinler Yahudilikle başlar. 10 emir öğretileriyle Hz. Musa İsrailoğlu Kavminin tek tanrılı dini anlayışıdır. Yerleşik düzene geçip bir arada şehirlerde, kasabalarda, köylerde yaşamaya başlayan insanların bir arada yaşayabilmesi için kaide ve kurallara ihtiyaç duymuştur. Hz. Musa 10 emir ile insanlara daha iyi bir hayat için şu öğütleri veriyor; “Öldürme, çalma, zina yapma, komşunun hakkına saygılı ol çalış – üret emriyle Yahudiliğin temellerini atmıştır.”

M.Ö. önce 1400’den günümüze kadar toplam 3422 yıllık bir tarihi süreçte halen yaşayan ilk semavi dindir. 8 milyonu İsrail’de, 12 milyonu ABD’de olmak üzere toplam 20 milyon insanın inandığı dindir.

Hristiyanlık ise Hz. İsa’nın tabii olduğu Yahudi düzeninde hahamların topluma eziyet olarak yaptığı yanlışlara tepki olarak doğmuştur. 2022 yıl önce doğan Yahudi asıllı Hz. İsa, zamanın sağlık şartlarında, sünnet olan çok sayıda erkek çocuğun kan kaybı veya kangren sonucu ölmesi, domuz etinin halkın protein ihtiyacını karşıladığı için yenmesinin hoş görülmesi ve bazı deniz ürünlerinin yenmesi yasaklarının hoş görülmesi gibi reformlar gerektiğini söylemiştir. Bunun üzerine Roma İmparatorluğu ve Yahudi hahamlar iş birliği ile çarmıha gerilmesi ile Hristiyanlık fikri anlamda doğmuş ve Hz. İsa gibi düşünenler bu dinin ilk mensupları olmuştur. Özellikle St. Paul, Hristiyanlığın Anadolu’da yayılması konusunda büyük emekler sarf etmiştir. İlk Hıristiyanlar Kapadokya bölgesine göç etmiştir. Daha sonra 325 yılında İznik’de toplanan konsül ile Bizans İmparatorluğu’nun resmi dini Hıristiyanlık olarak tescil edilmiş ve Ortodoks mezhebi de böyle doğmuştur. Ayasofya’da Hristiyanlığın bu mezhebinin merkezi olmuştur.

Hz. İsa’nın öğrettikleri halk arasında çok büyük ilgi görmüştür. Özellikle de domuz etinin yenmesi ve sünnetin yasaklanması neticesinde daha önce Yahudi olanlar veya pagan inançlara inanan kitleler yığınlar halinde isteyerek Hristiyan olmaya başladılar.

Ama Anadolu’da yaşayan ilk Hristiyan Ermeniler, İstanbul Ortodoks Kilisesine tabi olmayıp, Grogeryan olmuşlardır. Günümüzde Erivan’da bulunan kiliseye tabi olmuşlardır. Grogeryanların Anadolu’daki en önemli merkezi ise Adana Kozan’da bulunan kilise, Diyarbakır’da günümüzde Ulucami olarak anılan yerde bulunan Ermenilere ait Mor Toma kilisesi ve Van Akdamar’da bulunan kilisedir.

Hristiyanlar, Anadolu’yu Hristiyanlığın Dünya’ya dağıldığı yer olarak kabul eder. Ermenilerin Karmik Hristiyanların Kapadokya dedikleri bölge yüzlerce kilisenin olduğu bir bölgedir. Bunun haricinde İstanbul -Ayasofya, İzmir Efes, Meryem Ana Kilisesi, Denizli Honaz Dağı Kilisesi, Isparta Yalvaç Kilisesi, Antalya Demre Noel Baba, Van Akdamar Kilisesi, Diyarbakır Mar Toma Kilisesi (Ulu Cami), Hatay Sen Piyer Kilisesi, Trabzon Sümela Manastırı, Kars Ani Kilisesi başlıca merkezlerdir. Bugün dünya üzerinde yaşayan 1,7 milyar Hristiyan Anadolu’yu ata yurdu ve hac merkezi kabul eder.

Bu gerçekliği okuyucuların bilmeli Roma, Bizans, Büyük Selçuklu, Selçuklu ve Osmanlı imparatorluğu çok dilli, çok dinli milletler manzumesi bu çok sesliliğe hep dikkat etmiştir. (Sürecek)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.