" "

Dün Emekliler Günü İdi! « Yeniufuk Gazetesi

13 Ağustos 2022 - 07:06

Dün Emekliler Günü İdi!

Dün Emekliler Günü İdi!
Son Güncelleme :

30 Haziran 2022 - 16:44

30 Haziran dün emekliler günüydü. Yozgat Cumhuriyet meydanında ve parkta oturan emeklileri uzaktan göz ucuyla izledim. Merdiven başında oturan da ağaç dibinde oturanda birbirinden uzaktı ama düşünceleri aynıydı.

Yozgat’ta emekliler için her hangi bir etkinlik yapılmamış olsa da, 30 Haziran yıllardır emekliler günü olarak bilinir. Emeklilik aslında bir dönemin sonu yeni bir dönemin başlangıcıdır.

“Köylü milletin efendisidir” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kalkınmanın lokomotifi olarak gördüğü köylü ve çiftçinin üretimdeki vazgeçilmezliğini göstermiştir.

Bugün her ne kadar köylü ve çiftçi, artan maliyetler sebebiyle üretimdeki yerini kaybetme noktasına gelmiş olsa da, köylerimizde yaşayan ya da üretime katkı sunmanın mücadelesi içindedir.

“Köylü milletin efendisidir” sözünde olduğu gibi emekli vatandaşların önemine dikkat çeken Atatürk, 30 Haziran (1927) her yıl  “Emekliler Günü” olarak ilan etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu lideri, “Bir millettin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır” ifadesi ile emekli ve yaşlı yurttaşlara verdiği önemi göstermektedir.

Lakin aradan geçen süreçte emekli komik aylık ve geliri ile günümüzde yoksulları oynamakta, çöp kutularından yiyecek arar hale geldi. Atatürk’ün işaret ettiği konumdan hayli uzaklaştı yılların nasırlı elleri, ak saçlıları.
13.7 milyon emeklinin 11 milyonunu oluşturan işçi ve Bağ-Kur emeklisi son derece düşük aylıkla yaşama mucizesi gösteriyor, akşam karanlığında pazara gidiyor, cep yakan fiyatlardan ötürü marketlerin yanına bile yaklaşamıyor. Emeği ile çalışarak yıllarca ülke kalkınmasına omuz veren emekli içler acısı bu konumu hiç ama hiç hak etmiyor.
1.5 milyon emekli 2.500 lira aylığa talim ediyor. Ne acıdır ki gariban kitlenin yarıya yakınının aylığı asgari ücretin bile altında. Bugün ülkemizde 1000-1500 lira gibi absürd para ile ayakta durmaya çabalayan dul ve yetim mevcut.
Her gün iğneden ipliğe zam yağarken emekli aylığına 6 ayda bir yansıtılan yaşamın gerçeği ile örtüşmeyen enflasyon zammı, temel gereksinimlerini karşılamıyor. Çileli kitle yıllardır özveriyle çalıştı, devlete vergisini ve primini aksatmadan ödedi, ülke kalkınmasına alın terleriyle katkı sağladı. Tek talepleri yaşamlarının son baharında muhannete muhtaç olmadan insan onuruna uygun gelir düzeyine kavuşmak.
Temel talepleri; en düşük emekli aylığının belirlenen yeni asgari ücret düzeyine çıkarılması, 1.100 lira tutarındaki bayram ikramiyesinin en az 2.500 lira olması, cepleri boşaltan sağlık hizmetinden yapılan kesinti ve ilaç katkı payının sonlandırılması, 2000 sonrası işçi ve esnaf emeklilerini içerecek yeni intibak yasasının ivedilikle hayata geçirilmesi, düşük aylıklarda radikal iyileştirme yapılması,  aylıkları doğrultusunda yüzde 4-5 oranındaki ek ödemenin yüzde 9-10’a yükseltilmesi, bayram ikramiyelerinin yanı sıra, yılda en az iki aylık tutarında ikramiye verilmesi, memur emeklilerinin yararlandığı toplu sözleşme haklarının işçi, esnaf, çiftçi emekli, dul ve yetimine de yansıtılmasıdır.

Türk-İş araştırmasına göre açlık sınırı 6 bin 391 liraya, yoksulluk sınırı 20 bin 818 liraya ulaştı. Bu tablo karşısında emeklinin insanca yaşanabilir ücret istemesinden daha doğal ne olabilir ki?

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.